Posts Tagged With: kötü bidat

Iyi ve kötü bidat!

iyi bidat(teymiyye)

selefî-vehhabiler bütünüyle her şeye bidat deyip hepsini dalalet saymaktadırlar. Her bidat işleyene de kafir-müşrik diye hitap etmektedirler. Iyi bidat yoktur derler lakin iyi bidatın varligini imam Şafii soylemistir ve bunu ibn teymiyye nakledirp SAHIH demistir!
Iyi bidat yoktur,her bidat delalettir diyenler neyapcaklar acaba..

BİDATİN İKİ KISMI VARDIR;

Paylaştığımız bu sayfa, İBN TEYMİYYE’NİN kendi yazdığı kitaptır ve kitabında aynen şöyle demektedir:

” İmam ı Şafii ra buyuruyor: Bidat iki kısımdır:
1. Kuran, Sünnte, İcma ve ya Efendimiz’in sav bazı sahabelerinin sözlerine muhalif olan bidat. Bu bidat dalalet olan bidattir.
2. Bu tür şeriat kaynaklarına ters olmayan bidat. Bu tür bidat güzel bir bidat bile olabilir.
Buna delil: hz Ömer’in ra şu sözüdür:
”Bu ne güzel bir bidattir”
Bu ve bunun gibi sözleri Beyhakî kendi sahih senetleriyle ”el-Medhal” de rivayet etmiştir.”

Kaynak: (Deru tearudil akli ven nakil: 2.cild sayfa 249)

BUNA NE KALIP UYDURACAKLAR BAKALIM.
—————

قال الشافعي رضي الله تعالى عنه: البدعة بدعتان: بدعة خالفت كتاباً أو سنة أو إجماعاً أو أثراً عن بعض أصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم، فهذه بدعة ضلالة، وبدعة لم تخالف شيئاً من ذلك، فهذه قد تكون حسنة، لقول عمر: نعمت البدعة هذه. هذا الكلام أو نحوه رواه البيهقي بإسناده الصحيح في المدخل.

Reklamlar
Categories: Bid'at kavramı | Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Mevlid(Ibn Hacer Askalani)

mevlid suyuti(kapak)mevlid askalani1 mevlid askalani2 mevlid askalani3

Şeyhülislam ve muhaddis, İbni Hacer Askalanî’ye, Peygamber Efendimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) doğum gününde onu anmak hakkında ne düşündüğünü sordular, şu şekilde cevap verdi:

Peygamber Efendimizi (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) doğum gününde anmak, ilk üç asrın takva sahibi müslümanlarının yapmadığı bir icattır. Peygamberimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) anılması, salih ve batıl özellikler taşıyabilir. Eğer Peygamberiz (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) anıldığında, salih ve şer’an uygun bir şekilde anılır, ve batıl bir şekilde anılmazsa, bu noktalara dikkat edilirse, o zaman bu icat, takdire değer bir icattır, bu noktalara dikkat edilmezse, o zaman bu takdir edilmez bir icattır. Bu konuda bir sahih hadis dikkatimi çekti: Peygamberimiz(sav) bir gün medineye gitti, ve orada yahudilerin, Muharrem ayının 10’unda oruç tuttuklarını gördü’ [Husnu’l-Maksad fi Ameli’l-Mevlid, s. 63] [Birdahaki sayfada devam ediyor]

Ve onlara niye oruç tuttuklarini sordu, onlar da: “Allah bu günde firavunu boğdu ve Musa’yı (aleyhi’s-selam) kurtardı, Allah’a şükretmek için bu günde oruç tutuyoruz” dediler. Bu bize, belirli bir günde, Allah’ın bizlere verdiği nimet ve bizleri bir beladan kurtardığından dolayı, o günde bunu kutlamanın caiz olduğunu gösterir. Kuran okuyarak, oruç tutarak veya sadaka vererek kutlanılır. Böyle bir gün (aşûre) kutlanırda Peygamberimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) doğumu kutlanmaz mı? Buraya bakarak aşûre gününü kutlamanın caiz olduğunu görüyoruz, yukarıdaki olayı görmezden gelenler aşûreyi kutlamanın caiz olmadığını sanarlar, bazıları da bu günü yılın başka bir gününe taşıdılar. [Husnu’l-Maksad fi Ameli’l-Mevlid, s. 64]

Başka bir hadise bakarak mevlidin caiz olduğunu gördüm (yukarıdaki, aşure hakkındaki hadisten başka). Beyhaki’de, Enes’in (radiallahu anhu) naklettiği hadiste, Peygamberimiz (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) buyurduki: “Peygamberimiz kendisine peygamberlik geldikten sonra, kendisi için bir akika kurbanı kesti”. Dedesi Abdulmuttalib, doğumundan 7 gün sonra bir akika kurbanı kestiği söyleniyor, ve akika tekrarlanmaz. Bundan dolayı Peygamberimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) kurbanı kesmesinin nedeni şükürdür, ümmetinin şerefi içindir. Bizimde onun doğumunu kutlamamız önerilmiştir, O’nun doğumuna şükretemek için, kardeşlerimize yedirerek, salih amel işleyerek ve sevinerek. Bu hadis önceden bahsedilen hadisi doğruluyor (Pazartesi peygamberimizin doğum günüdür ve peygamberlik yıldönümüdür). [Husnu’l-Maksad fi Ameli’l-Mevlid, s. 64-65]

Categories: Mevlid | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mevlid(ed-Dimeşki)

mevlid suyuti(kapak) mevlid dimeski
İmam Şemseddin ed-Dimeşkî şöyle yazdı:

Ebu Leheb’in cehennem azabı her Pazartesi günü hafifletirler, çünki o Peygamberimizin (aleyhi’s-salatu ve’s-selam) doğumunu kutladı ve o günlerde kölesi olan Sevbe’yi (radiallahu anh) azad etti. Ebu Leheb’in ebedî kalacağı yer cehennem olmasına rağmen, ve Tebbet sûresi onun hakkında inmesine rağmen, onun azabı her Pazartesi günü hafifletiliyor. Buraya bakınız ve ömrü Peygamberimizi överek geçen bir müminin durumunu düşününüz.

[ Mevridu’s-Sadi Fi Mevlidi’l-Hadi, İmam ed-Dimeşkî ve ayrıca İmam Suyuti’nin Hassanu’l-Maksad fi Ameli’l-Mevlid, s. 66]

Categories: Mevlid | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mevlid (alimler)

Seyyiduna Abbas Ebu Leheb’i ölümünden 1 yıl sonra rüyasında gördüğünü anlatır. Onu çok kötü bir halde görür ve o şu açıklamayı yapar:
‘Sizden ayrıldığımdan beri, pazartesileri hafiflemesi dışında azabım hiç dinmedi.’
Azabı ne sebeple pazartesileri azalıyordu? Seyyiduna Abbas’ın açıklamasına göre:
‘Hakikaten the Peygamber(sallAllahu aleyhi vesellem) pazartesi günü doğmuştu. Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe onu müjdelemişti ve o sevinçle cariyesini azad etti. Bu nedenle Allah her pazartesi azabını hafifletir.’ (Feth ul Bari Şer ul Buhari 9:145)

Ulema bundan şu sonucu çıkarmıştır; bir kafir bile Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in doğumunu kutladığı halde ödüllendiriliyor ve (sevaptan)mahrum edilmiyorsa, nasıl olur da bir müslüman (doğumu kutlarsa) mahrum edilebilir.

Muhammed bin Abdul Vehhab Necdi’nin oğlu Ibn Cevzi’den raferansla şöyle yazar:
‘Eğer kafir olan, hakkında Kur’an’da bir sure indirilen Ebu Leheb’in durumu Peygamber(sallAllahu Aleyhi ve sellem)’in Milat gecesinde mutlu olmaktan dolayı ödüllendirilmek ise, Milat’ı kutlayan muvahhid müslümanın durumu ne olacaktır?’
(Muktesar Siret’ur Rasul 13) 

Muhaddis Ibn Cevzi

“Rebi ul Evvel’in birinci gününden itibaren, saygıdeğer Harameyn halkı, Mısır; Yemen; Suriye Doğu ve Batıdaki tüm Arap şehirleri Mevlid un Nebi(sallAllahu aleyhi ve sellem) meclisini kutlarlar. İçerisindeki en harika olaylar, Mevlid (mucizelerinin) okunması ve dinlenilmesidir. Ve bu (toplanma) dolayısı ile büyük sevap ve büyük başarı kazanırlar.”
(El Milad un Nebi, 58)

Imam Ebu Şama, Imam Nevevi’nin Şeyhi

“Bizim zamanımızda Arbal şehrinde başlamış mükemmel yeni ameller arasında Mevlid un Nebi’nin yıldönümünde sadaka vermek, ve görkem ve mutluluk sergilemektir. (Bu mükemmel bir ameldir) çünkü, fakire yardım etmenin yanında ayrıca kalplerde Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem) için (bulunan) sevgi, ihtişam ve saygıyı da gözler önüne serer ve Allah’a, Peygamberini alemlere rahmet olarak göndermesinin şükrüdür.
(El Bais Ala Inkar ul Bid’at vel Havadis s.13)


Imam El Hafiz Sehevi 

“Bütün büyük şehirlerde Müslümanlar daima Mevlid ayını o gecelerde büyük toplanmalar arttırılmış sadaka ve iyi amellerle kutladılar. Özellikle doğum zamanında zuhur eden olaylar, bu toplantıların konusudur.”

(Sübl ul Hüda 1:439)

Imam Celaluddin Suyuti

“Şuna inanıyorum ki, Milad amelleri; insanların toplanması; Kur’an okunması ve Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in biyografisinin ve doğumu esnasında ortaya çıkan işaretlerin anlatılması, Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem) için olan saygı ve sevginin ve doğumundaki mutluluğun gösterilmesini yüklendiklerinden dolayı mükafatı hak eden bid’at-ı hasene(güzel bir yenilik)dir.” (Husn ul Maksad Fi Amel il Mevlid Fi’l Havi li’l Fetava 1:189)

Imam Kastalani,

“Müslümanlar doğum ayını daima Rebi ul Evvel’de toplanarak kutlamışlardır. Gecelerinde sadaka ve iyi amelleri arttırırlar, özellikle, bu toplanmalarda onun doğumunu anlatarak Allah’ın rahmetini kazanırlar. Milad toplanmasının bereket getirdiği, özellikle sene boyunca barışı garantilediği ispatlanmıştır. Allah, Milad’ı bayram gibi kutlayan kişinin üzerine lütfunu ve cömertliğini yağdırsın ve (bunu yaparken de) kalbinde (muhalefet) hastalığı olan kişiye bela (getirir).”

(Al Muwaahib ud Duniya 1:27)

 

 

Hafiz Ebu Zar’a El Iraki

“ Milad’ın Mustehab ya da Mekruh olup olmadığı ve (bu konuda) örnek alınabilecek kaynaklar veya uygulamalar olup olmadığı soruldu. Şöyle cevapladı: ‘Yemek dağıtmak her zaman Mustehab’dır öyle ise Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in nurunun Rebi ul Evvel ayında ortaya çıkışının mutluluğu ile birleşince nasıl(harika) olacaktır. Selef bunu yaptı mı bilmiyoruz, ama sırf biz bilmiyoruz diye bidat ya da mekruh olduğunu göstermez.  Doğrusu, Selef’te olmayan birçok mustehab ameller vardır, gerçekten bazıları vacibdir! ” (Tasnif ul Azan of Şeyh Muhammed bin Sıddık s.136)

Imam Ibn Hajar Makki

“ Çevremizde görülen Milad ve zikir toplanmaları genellikle iyiye dayanır, çünkü sadaka, zikr, Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’e selat ve selam içerirler.”
(Fetava Hadisiye s.129)

Molla Ali Kari

“ Tüm ülkelerdeki şüyuh ve ulemanın hepsi bir şekilde Milad toplanmalarına saygı duyar öyle ki, hiç bir tanesi, katılmayı reddetmez. Katılmalarının sebebi bereket elde etmektir.”
(El Mevrid er Rava)

Imam Nasiruddin ( BaBin Tabah olarak tanınır)

“ Bir adam, Milad gecesinde sadaka verir ve ahireti hatırlatan sahih hadislerin anılmasını organize ederse ve tüm bunlar Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in doğumunun sevinci içerisinde yapılırsa, cevazından(caiz olduğundan) hiç şüphe yoktur. Bunları iyi niyetle yapan her kişiye mükafat vardır.”
(Subl ul Huda 1:144)

Imam Cemal uddin El Katani

“  Peygamber(SallAllahu aleyhi ve sellem)’in doğduğu gün son derece şerefli, mubarek ve itibarlıdır. Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem), ona uyan herkes için kurtuluştur. Her kim onun gelişine sevindiğini belirtirse, kendisini cehennem azabından korumuş olur. Sonuç olarak, bu durumlarda sevincini ifade etmek ve gücü yettiği kadar harcamak oldukça uygundur. ”
(Subl ul Huda 1:144)

Şeyh Abdul Hak  Muhaddis-i  Dehlvi

“ İslam cemaati, Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in doğum ayında her zaman toplanmalarla kutlama yapmıştır. Gecelerinde sadaka verirler ve mutluluklarını gösterilrler ve özellikle doğum esnasında zuhur eden olayları yad ederler. ”
(Ma Sabata min esSunnet s.106)

Şah Valiullah Muhaddis-i  Dehlvi

“ Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in doğum gününde Mekke-i Muazzama’da bir Milad toplantısına katıldım. İnsanlar Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’e hayır dua ediyor ve doğumu esnasında zuhur eden olayları anıyorlardı. O anda o cemaatin üzerine nur yağdığını gördüm. O nuru fiziksel bir gözle mi yoksa ruhsal bir gözle mi gördüm bilmiyorum. Dikkatlice baktığımda o nurun, bu tip toplanmalara katılmaları emredilmiş olan meleklerde olduğu bana aşikar oldu. Ayrıca Allah’ın rahmetinin de meleklerle birlikte indiğini gördüm.” (Fuyuz ul Harameyn 80,81)

Başka bir yerde, saygıdeğer babası Şah Abdur Rahim Dehlvi’den alıntı yapar:

“ Her sene Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in Miladı dolayısı ile yiyecek hazırlardım. Her nasılsa, bir sene yemek hazırlayamadım, dolayısıyla Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in Milad’ının sevinci içerisinde sadece kavrulmuş nohut dağıttım. O gece rüyamda Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’i gördüm. Oldukça mutlu göründü ve önünde o kavrulmuş nohutlar vardı.” (Ed Dar-us Samin 40)

Mevlana Abdul Hayy Lahnevi

‘ Milad toplanmalarının adi bir bidat olduğunu iddia edenler, şeriata aykırı hareket ediyorlar.”
Ve toplanma için bir gün ve tarih belirtme ile ilgili;

“  Milat toplanmaları hernezaman düzenlenirse bunun için bir mükafat vardır. Harameyn Basra, Suriye, Yemen ve diğer ülkelerdeki insanlar insanlar, Rebi-ül evvel’in ayını gördüklerinde, sevinçlerini sergiler ve Milad toplanmaları düzenler ve mevlüt dinler ve okurlar. Daha da ötesi, bu ülkelerde Rebül Evvel dışında da böyle Milad toplanmaları yapılır. Dolayısı ile, kişi, Milad toplanmalarının mükafatının sadece Rebi-ül Evvel ayında olduğu fikrine kapılmamalıdır. ” (Fetva Abdul Hayy 2:283)

Hacu Imdadullah Muhacir Mekki

“ Tüm Harameyn halkı Mevlid’i kutlar. Bu bizim için yeterli delildir. Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in anılması nasıl kınanabilir? Ancak insanların icat ettikleri aşırılıklar, yapmamalıdırlar. ” (Shamaaim Imdaadiya 87,88)

Hacı Sahib kendi uygumasını da açıklar:

“ Bu faqeer (fakir) uygulaması şudur ki, o sadece Milad toplanmasına katılmakla kalmaz, ayrıca onu bir bereket vesilesi olarak görerek kendisi her yıl bir toplantı düzenler ve içerisinde neşe ve keyif ve haz duyar. ”(Feyzla Haft Masla p9)

Mufti Mazharullah Mucedidi

“ Milad’ın okunması, sahih hadislere dayalı olduğundan ve mubarek 12. gündeki tören, hiçbir yasaklanmış amel içermediğinden dolayı ikisi de caizdir. Onlara caiz değildir demek, şeriatten delil gerektirir. Muhaliflerin ona karşı ne delilleri vardır? Sadece bu şekilde Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in sahabeleri kutlamadığı ya da tören düzenlemediği için caiz değildir demek delil olamaz. Caiz bir iş, sırf (daha önce) yapılmadı diye yasak hale gelmez. ” (Fetva Mazhari 435,436)

Allame Muhammed Siddik Hasan Han Bhopali

“ Her gün Peygamber(sallAllahu aleyhi ve sellem)’in zikrini yapamayan bir kimsenin haftada ya da ayda bir gün oturup zikr yapacağını ve biyografisini okuyacağını adamasında ne kötülük vardır? Ve daha sonra ayrıca Rebi-ül Evvel’in günlerini boş geçirmez ve sahihliği ispatlanmış hadisleri de okur. ”

(Eş Şamama tu’l Ğabriya min Hayr il Mevlid el Bariyya 5)

Categories: Mevlid | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

İMAM EL HATTABİ(R.A) VE BİDAT HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ…!

İmam Ebu Davudun – radiyAllahu anhu – meşhur “Sunen”ine şerh veren Şafi alimlerinden Ebu Süleyman El Hattabi (319-388 h/931-998 m) – rahimahullah – kendisinin “Mealimus Sunen” adlı eserinde, hadisde gelen”Her yenilik dalaletdir” sözünə şerh verirken diyor ki:

وقوله : « كلُّ محدثةٍ بدعةٌ » هذا خاصٌّ في بعض الأمورِ دونَ بعضٍ ، وكلُّ شيءٍ أُحد

ِث على غير أصلٍ من أصولِ الدين وعلى غير عِياره وقِياسه , وأما ما كان منها مَبْنياً على قواعدِ الأصول ومَردوداً إليها فلَيس ببدعةٍ ولا ضَلالةٍ , والله أعلم

“Allah Rasülünün– sallAllahu aleyhi ve alihi ve sellem- “Her yenilik bidatdir” sözüne gelince , bu, (sonradan çıkan) şeylerin hepsine değil bir kısmına aiddir.
(Hadisdeki kınanmış yenilik) Dinin prensiplerinden her hangi bir prensipe , standartlarına ve kıyasına bina edilmeden ortaya çıkarılan şeye aitdir.
Fakat ortaya çıkarılan yeniliklərden, üsul kaideleri üzere bina olunan, o kaidlere dayananlar, ne (kınanmış) bidatdir, ne de dalalet. Allah en güzel bilendir.”

Kaynak: Ebu Süleyman El Hattabi: Mealimus Sunen: 4/301
Haleb: Metbeatul İlmiyye: 1351/1932

Categories: Bid'at kavramı | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bid’at hakkinda alimler!!

Harmala dedi ki, ben İmam Şafiinin şöyle dediğini duydum :
Bid’at iki türlüdür:

Övülen Bid’at ve Makbul olmayan Bid’at. Sünnete uyan herşey makbuldur, uymayan herşey makbul değildir.

Delil olarak ise Ömer bin Hattabın cemaatle kılınan Teravih Namazıyla ilgili “Bu ne güzel bidattır” sözünü gösterdi

[ Ebu Nuaym, Harmala dan Ebu Bekir Ajjurinin silsilesiyle Hilyet-ül Evliyadan rivayet etti. (9:121 #13315=1985 baskı 9:113)
Ebu Şâma, El-Bâis alâ İnkâr el-Bid’a vel-Hevâdis te aktardı (Riyad 1990 baskı sayfa 93) , İbni receb – câmi-ul ulum vel hikem (sayfa 267 = Zuhayli baskısı 2:52 = Arna’ut baskısı 2:131 sahih.), İbn Hacer – Fethul Bari (1959 baskısı 13:253) , el-Turtuşi – el-Hevadis ve el-Bid’a (sayfa 158-159) , el Şevkâni – el Kavli el Mufid fi Adillat el İctihad ve el-Taklid (1347/1929 baskısı, sayfa 36) , Ömer’in (r.a) sözü ise İmam Malikin Muvatta’sında ve Buhari’nin Sahihinde rivayet ediliyor.]

El Rabi dedi ki, İmam Şafii şöyle dedi :

Sonradan çıkmış meseleler iki türlüdür:
Birincisi Kur’an, Sünnet, Sahabe’nin sözlerini ve icmayı çiğneyen Bid’at : Bu delalet Bid’atidir.
Diğer türlü Bid’atler ise bu bahsedilenleri çiğnemediği için iyidir ve suç sayılmaz. Ömer(r.a) Teravih namazı hakkında “Bu ne güzel Bid’at” buyurmuş ve bu önceden olmayan birşeydir ama yukarda bahsedilenleri çiğnememektedir.

[Beyhakinin Mezkel ve Menakib El Şafii kitabında El Rabi’den rivayet edildi (1:469) İbni Teymiyye Dar Taarud’da Sahih olduğunu sööyledi. El akl ve’l Nakl (sayfa 171) ve Beyhaki aracılığıyla İbni Asakir Tabyin Kazib el Müfteri’de (Kevseri baskısı sayfa 97) , Zehebi tarafından siyer’de bahsedildi (8:408), İbn Receb tarafından Camiul Ulum ve hikemde bahsedildi (sayfa 267.-Zuhayli baskı 2:52-53= Arnaut. Baskı 2:131 sahih) ve İbn Hacer – Fethul Bari (1959 baskısı 13:253) ]

İmam Gazali Kur’an mushaflarına noktalar eklenmesi bahsinde dedi ki :

Bir çok sonradan çıkmış mesele güzeldir. Teravih cemaatiyle ilgili söylendiği gibi. Bu Ömer’in (r.a) Bid’atları arasındaydı ve güzel bir bid’attı. Suç olan bid’at, sünnete muhalif olan veya sünneti değiştirmeye yol açandır.

(El Gazali İhya Ulumiddin (1:276))

((( buraya eklemeler zamanla gelecektir insallah))) 

Categories: Bid'at kavramı | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

HZ.ALİ(R.A) VE 20 REKAT TERAVİH NAMAZİ…

Gördüğünüz resim İbni Ebu Şeybenin(r.a) “Müsennef” isimli kitabinin 5-ci ciltinin 223-cü sayfasinda bulunan 7763-numarali hadisdir ve şöyledir:
حَدَّثَنَا وَكِيعٌ ، عَنْ حَسَنِ بْنِ صَالِحٍ ، عَنْ عَمْرِو بْنِ قَيْسٍ ، عَنِ أَبِي الْحَسْنَاءِ أَنَّ عَلِيًّا أَمَرَ رَجُلاً يُصَلِّي بِهِمْ فِي رَمَضَانَ عِشْرِينَ رَكْعَةً

“Ebu El Hasna(r.a) diyor ki,Ali(r.a) bir adama Ramazan boyunca 20 rekat(Teravih) kilmasini emretti”

—–
Imam Nevevi diyor ki, بإسناد صحيح-isnadi sahihtir(El Hulasa el Ahkam,hadis numarasi 1961

Categories: Teravih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Imâm Nevevî ve Imâm ‘Abdisselâm bid’atlarin çesitlerni anlatiyorlar.

Imâm En-Nevevî « te’’zibu’l Esmâ’i ve’l-lugât » kitabinda (c.3 sayfa. 22) söyle dedi :

« Islâmin seriatinda, bid’at, resulullâhin zamaninda mevcut olmayan seyleri yenilesmek, kendisi iki çesite ayiriyor. Büyük âlim ve âlimlerin sultani olan Imâm Ebû Muhammed ‘Abdul ‘Aziz Ibnu ‘Abdisselâm – Allâh onu rahmet eylesin ve ondan râzi olsun, « El Kavâ’id » kitabinin sonunda söyle dedi : « Bid’ât söyle bölünüyor : Farz, haram, sunnet, mekruh ve mubah (câiz olan). ». Sôyle dedi : « Bunun araci, Islâmin seriatina tabi olmasi gerekiyor, eger vacip haline giriyorsa o zaman kendisi vacip oluyor, yada haram haline girerse kendisi haram olur, veya sünnet haline girerse kendisi sünnet olur, yada mekruh haline giriyorsa mekruuh olur, veya mubah haline giriyorsa kendisi mubah olur »

Categories: Bid'at kavramı | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Hâfiz Ibnu Hacar El-Askalânî : « Namazda dua yenilestirmek caiz’dir..!!


Hâfiz Ibnu Hacar El-Askalânî : « Namazda dua yenilestirmek caiz’dir eger (sünnette getirilen dualari) inkâr etmiyorsa »

Sahih El-Buhârî’nin serhi olan « Fethu’l-Beri » (cilt 2. Sayfa 287) kitabinda :

Bir adam’in resulullâh’in arkasinda namaz kildigi halde bir dua yenilestirdigi rivayet edilen hadîsin serhinde Imâm Ibnu Hacar söyle diyor :

« Bu hadis, namazda sünnette rivâyet edilen dualari inkar etmeyen baska dua yenilesmek caiz olduguna dair bir delil olarak aldik »

Categories: Bid'at kavramı | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Hz. Peygamber iyi bid’ati kötü bid’ati ayirt ediyor (imâm Muslim)


Imâm Muslim Sahîh’inde Jarîr ibnu Abdillâ El-Beclî ‘nin hadîsini rivâyet ediyor :

«مَنْ سَنَّ فِى الإِسْلامِ سُنَّةً حَسَنَةً فَلَهُ أَجْرُهَا وَأَجْرُ مَنْ عَمِلَ بِهَا بَعْدَهُ مِنْ غَيْرِ أَنْ ينْقُصَ مِنْ أُجُورِهِمْ شَىْءٌ ، وَمَنْ سَنَّ فِى الإِسْلام سُنَّةً سَيِّئَةً كَانَ عَلَيْهِ وِزْرُهَا وَوِزْرُ مَنْ عَمِلَ بِهَا مِنْ بَعْدِهِ مِنْ غَيْرِ أَنْ ينْقصَ مِنْ أَوْزَارِهِمْ شَىْءٌ»

Jarîr söyle diyor : « Resulullâh (sallallâhu aleyhi ve sellem) söyle diyor : « Bir kimse, sünneti hasene çıkarırsa, [iyi bir çığır açarsa] onun sevabı ve kıyamete kadar onunla amel edenlerin sevabı kadar sevap alır. Bir kimse de sünneti seyyie çıkarırsa, [kötü bir çığır açarsa] onun günahı ve kıyamete kadar onu işleyenlerin günahı kadar günah kazanır »

Categories: Bid'at kavramı | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

WordPress.com'da Blog Oluşturun.