Havva annemiz, Adem aleyhisselamın KABURGA kemiğinden yaratılmıştır

بسم الله الرحمن الرحيم

Bütün kemal sıfatlarla muttasıf ve bütün noksanlıklardan münezzeh, vehimlerin idrak edemediği ve hayallerin ulaşamadığı Allah Teâlâ’ya hamd u senalar olsun. Salat ve Selam Allah Teâlâ’yı en iyi bilen ve din-i mubini bizlere tertemiz ve berrak olarak getiren Resulüne olsun.

Kelamımıza bundan sonra devam edecek olursak öncelikle şunu belirtelim ki; dinimizle alakalı hususlarda ne varsa yazılmış ve çizilmiş, ne varsa anlatılmış ve öğretilmiştir. Doğru yanlıştan ayırt edilmiş olup sahih görüşler de batıl ve şaz (kıyas dışı) görüşlerden ayırt edilmiştir.

Peki sorun nedir diyecek olursanız, derim ki tek sorun öncekilerin yazdıklarını bilmeyen, Kuran-ı Kerim’in  indiği zamanda yaşayan ve onu en iyi tanıyan ve bilen, onunla en çok amel eden zatları tanımayanlar var. Yani Sahabe efendilerimizi ve ondan sonraki kuşaklarda gelen zatları tanımayan ve onları hiçe sayan gruplar var. Bu edep ve hikmetten nasibi olmayan gruplar HADİS İNKÂRCILARI , KURANİYYUN ve TARİHSELCİLER diye gün yüzüne çıkıyorlar. Bazen kendilerine Şia dahi dedikleri olmuştur. Bunlar Kuran-ı Kerimin mesajını kabullenmemiş insanlar olup kendi çizdikleri bir şeriat uydurmak istiyorlar. Onlar bu hususta Kuran-ı Kerimin kendilerine biçtiği elbiseyi beğenmemiş ve yeni bir giysi uydurmaya çalışmışlardır. Bu rezaletlerini de Kuran İslamcılığı adı altında gizlemeye çalışıyorlar. Vehhabiler Selefi kisvesi ile dolaşırken hadis inkârcıları da Kuran Müslümanları kisvesi ile dolaşıyorlar. Rabbim bu bidatçileri ıslah etsin. Şunu da belirtelim ki Vehhabiler hadis-i şerifleri inkâr eden bir grup değillerdir. Fakat kendi işlerine gelen hadisleri sahih işlerine gelmeyeni de zayıf kabul ederler. Kuraniyyuna tekrar dönelim;

BUNLAR İNDİRİLMİŞ DİNİ TERK EDİP KENDİLERİNE UYDURULMUŞ BİR DİN İCAD ETMİŞLERDİR.

 

Peki neden böyle bir işe koyuldular? Bunları Allah nasip ederse tek tek her konumuzda kısa kısa değineceğiz. Şimdi de bu hadsizlerin Hz Havva annemizin yaratılışında akıllarının alamadığı ve nakilleri beğenmeyip böyle bir şey olamaz dedikleri konuyu açıklayalım.

Havva annemiz, Adem aleyhisselamın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Bu konu hakkında iki ayet-i kerime, birkaç tane hadis-i şerif ve bu ayet-i kerimelere tefsir yapmış mufessir âlimlerin görüşlerini nakledeceğiz inşaAllah.

Bu konuda elimizde 2 tane ayet-i kerime var:

  1. Nisa suresi 1. Ayet-i kerime: “Ey insanlar, sizi tek nefisten yaratan ve ondan eşini yaratıp ikisinden birçok erkek ve kadınlar üreten Rabbinizden korkun”(Nisa Süresi:1)
  2. A’raf suresi 189. Ayet-i kerime: “Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah’tır.” (A’raf: 189)

Ayrıca şu hadis-i şeriflerden de faydalanabiliriz:

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Kadın bir kaburga kemiğinden yaratılmıştır! Dilediğin bir tarz üzere doğru olamaz! Eğer ondan istifade etmek istersen, onda bu eğrilik olduğu halde ondan istifade edersin! İsteğine göre onu doğrultmak istersen onu kırarsın! Onun kırılması ise boşanmasıdır!” (Sahih Müslim; Kiyabu’r Rıda 18,  İbn-i Hibban; Kitabu’n Nikah 9. İbni Ebi Şeybe, Begavi ve daha birçok hadis kaynaklarında mevcuttur.)

Yine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

“Size kadınlar hakkında hayırlı olmanızı vasiyet ederim. Çünkü kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır. Bu kemikten en eğri şey üst tarafıdır. Eğer sen eğri kemiği doğrultmaya çalışırsan onu kırarsın! Onu kendi haline bırakırsan, daima eğri olmaya devam eder! Onun için kadınlar hakkında hayrı tavsiye edici olmanızı isterim!” (Sahih Buhari; Kitabu’n Nikah 80. Sahih Müslim; Kitabu’r Rıda’ 18. ve Müsned-i Ebi Yala’da, Musannefi İbn Ebi Şeybe’de ve daha birçok hadis kitabında mevcuttur.)

Aslında Kuran-ı Kerimden aldığımız yukarıdaki iki ayet-i kerimenin de manaları apaçıktır ki Havva annemiz Adem aleyhisselamdan yaratılmıştır. Hiçbir kimse kolay kolay bu duruma itiraz etmezken, ümmetin arasına tefrika ve fitne sokmak isteyenler için bu tür ihtilafa ihtimali olan nakillerde birden bire farklı bir mana çıkardılar.

Bu konuya kısa bir tahlil getirelim;

Hadis-i şeriflerin manaları çok açıktır. Fakat yukarıdaki iki ayet-i kerimede asıl ihtilaf meselesi olan kısım ((eşini de ondan var eden)) cümlesindeki (((ondan))) zamirinin döndüğü yerdir. İşte tam olarak bu konuda otuz küsur tefsir kitabını incelediğimiz vakit gördüğümüz ortak nokta o zamir Âdem aleyhisselama döndüğüdür. Sadece iki tane tefsir âlimi bu zamirin ‘cins-i Âdem’e’ döndüğünü söylüyor. Manası da şöyle olur: “Nefs-ul vahide Âdem aleyhisselamdır. Allah Teâlâ’nın ilk yarattığı Âdem aleyhisselamdır. Eşi ise Âdem cinsinden başka bir nefisten yaratılmış olur.” Bu manayı veren müfessirler İbn Bahr ve Ebu Müslim el-Isfahanî olup bazı tefsirlerde de bu görüşler bu zatlara isnad edilerek nakledilmiştir ve zayıflığına işaret edilmiştir. İşte bu mana dahi Havva annemizin Âdem aleyhisselamdan yaratılmadığını iddia eden günümüz oryantelistlerinin söylediği mana ile aynı değildir.

Çünkü hadis inkârcılarının uydurduğu mana şöyledir: Âdemi topraktan, Havva’yı da Adem’in yaratıldığı topraktan yarattı.

Hadis-i şerifleri inkâr etmeleri onları çok cahliane bir duruma sokması yetmediği gibi bir de onları böylesi na akılane bir mana uydurmaya sürükledi.

Şu an günümüzde hadis inkârcılığı ile meşhur olan Kuraniyyun ve Tarihselciler bu durumu inkâr edip kendi fasid akıllarıyla bir şeyler uydurmaya çalışıyorlar. Bu uydurduklarına da indirilmiş din adı veriyorlar ki insanlar rağbet etsin. Fakat onların indirilmiş dini maalesef 1400 yıl sonra indirilmiş olup safsatalarla dolu iken Muhammed Mustafa’nın (sallallahu aleyhi ve sellem) dini ise 1400 yıl evvel indirilmiş olup hale tertemiz durmaktadır ve ulema tarafından ezberlenip, yazılarak bir sonraki asırlara nakledilir. Havva annemizin Âdem aleyhisselamın kaburga kemiğinden yaratıldığını söyleyen müfessirlerden bazıları şunlardır:

*İbn-i Abbas (radiyallahu anh) şöyle der: “Allah Teâlâ Havva’yı, Âdem’in kaburga kemiğinden yarattı.” (Tefsir-ul Mikbas min Tefsiri İbn-i Abbas 1/478)

*İbn-u Munzir, İbn-u Ebi Hatım ve İmam-ı Beyhaki; İbn-i Abbas’tan şöyle dediğini nakletmişlerdir: “Kadın erkekten yaratılmıştır, bu yüzden kadının gözü erkektedir. Erkek topraktan yaratılmıştır, bu yüzden erkeğin gözü topraktadır.”    (Ed-Durr-ul Mensur 3/30, Tefsir-u İbn-i Kesir 2/206) Katade, Mücahid ve Dahhak da İbn-i Abbas gibi söylediler. (Tefsir-u Taberi 7/515 ve Tefsir-u İbn-i Ebi Hatim 2/4)

*İmam-ı Taberî: “Yani bu tek nefisten onun eşi olan Havva’yı yarattı. Muhakkak ki Havva’yı onun kaburga kemiğinden yaratmıştır.” (Tefsir-u Taberî 3/55)

*İbn-i Kesir, Ayet-i kerimede geçen (Ondan eşini yarattı) için şöyle dedi: “O, Havva’dır (aleyhasselam). O uyuyorken, onun kaburga kemiğinden yaratıldı. Uyanınca yanında gördü ve hoşuna gitti. Birbirleriyle ünsiyet kurdular.” (Tefsir-u İbn-i Kesir 2/206)

*Zemahşeri dedi ki: “Havva’dan başka erkeğin kaburga kemiğinden yaratılan kadın yoktur.” (El-Keşşaf 1/369)

*İmam Alusi: Eşinden murad Havva’dır. Âdem’in sol kaburgasından yaratılmıştır. İbn-i Ömer (radiyallahu anh)  ve başka sahabelerden böyle rivayet edilmiştir.” (Tefsir-u Alusi 6/475)

*İbn-ul Arabi: “Allah Teâlâ, altı hususta erkeği kadından üstün kılmıştır:

…. 2.) Kadın erkeğin eğri kaburgasından yaratılmıştır…” (Ahkam-ul Kuran 2/14)

Hadis inkârcıları, bu görüşün Yahudi ve Hristiyan kaynaklarında geçtiğini ileri sürmektedirler. Olabilir. Bu çok normaldir ki Kuran-ı Kerim kendinden önceki kitaplarda ne var ne yok hepsi yanlıştır demiyor. Benzer ifadelerin bulunması muhtemeldir fakat bu durum da eski kitapların bozulmadığı anlamına gelmez.

Yukarıda adı geçenlerin hepsi İslâm alimleridir, biz yukarıda hiçbir Hristiyan ismi görmedik. Bizim söylediğimiz sözler aslında İslam ulemasının icma ettiği bir konudur ki sadece müfessirlerden iki kişinin farklı bir mana verdiklerini görmekteyiz. O mana dahi günümüzdeki hadis inkârcılarının verdiği mana ile uyuşmuyor. Onların sözleri tamamen uydurmadır.

Yukarıda birçok müfessirden nakillerde bulunduk peki bu kadar mı tefsir var? Hayır tabi ki başka tefsirler de var. Biz yine birkaç tefsirden daha sadece işari olarak nakil yapalım.

  1. Fahreddin er-Razi (rahimehullah) tefsirinde 5/35.
  2. El-Beğavi (rahimehullah) tefsirinde 6/266.
  3. İbn-ul Cevzi (rahimehullah) Zad-ul Muyesser tefsirinde 1/484.
  4. İmam Beydavî (rahimehullah) tefsirinde 1/427.
  5. İbn-i Aşûr (rahimehullah) Et-Tahrir ve’t Tenvir adlı tefsirinde 3/314.
  6. Es-Semerkandi (rahimehullah) El-Bahr-ul Ulum adlı tefsirinde 1/357.
  7. İbn-i Adil (rahimehullah) Tefsir-ul Lubab adlı eserinde 1/236.
  8. En-Nesefi (rahimehullah) tefsirinde 1/206.
  9. İmam-ı Suyuti (rahimehullah) Ed-Durr-ul Mensur adlı tefsirinde 8/434.
  10. İmam el-Hazin (rahimehullah) tefsirinde 2/27.
  11. Es-Sealibi (rahimehullah) tefsirinde 1/285.
  12. Ebu Suud Efendi (rahimehullah) tefsirinde 2/28.
  13. En-Nisaburi (rahimehullah) tefsirinde 2/425.
  14. Celaleddin el-Mahalli (rahimehullah) vefat ettikten sonra yarıda kalan tefsirini İmam-ı Suyuti devam ettirip adını da Tefsir-ul Celaleyn koyar. O tefsirde de 493. sayfa.
  15. Ebu’l Hasen Mukatil bin Süleyman el-Belhi (rahimehullah) tefsirinde 2/19.
  16. İbn-i Acibe (rahimehullah) Bahr-ul Medid adlı tefsirinde 1/387.
  17. İbn-i Abdisselam (rahimehullah) tefsirinde 1/39.
  18. Ebu-l Hasen el-Vahidî (rahimehullah) El-Veciz adlı tefsirinde 1/116.
  19. İbn-i Atiyye (rahimehullah) El-Muharrer el-Veciz adlı tefsirinde 2/67.
  20. Şevkani de Feth-ul Kadir adlı eserinde 1/317.
  21. Şenkıti de Edwa-ul Beyan adlı tefsirinde 3/117.
  22. Ebu Bekir El-Cezairi de Eyseru’t Tefasir adlı eserinde 2/25.
  23. Muhammed Seyyid Tantavi El-Vasit adlı erserinde 1/837.

Bunlardan sonra da şunu derim:

“Bakın lütfen kardeşlerim! Önünüzde kolayca araştırabilecek konumda olan bu bilgide yer alan bu listede Yahudi ve ya Hristiyan birini göremiyorum? Tevrat ve ya İncil’den de alıntı falan yok. Benim anlamadığım konu şu, Kuraniyyun fırkası (hadis inkârcıları) bu kanıya nereden vardılar?”

Onların işleri güçleri fitne çıkarıp insanların zihinlerini bulandırmak. Onlar aramızda bir zihin bulandırma eylemi gerçekleştirirken sınırlar ötesinden bir örgüt de kardeşlerimizi tekfir edip katlediyor ve Cennet mekân Sultan Abdulhamid’in kendi toprağı olan yerleri ele geçirmeye çalışıyorlar. Hepsi KÂFİRİN SİYASEYİ…!

DAİMA SORDUKLARI TEK SORU ŞU:

Hz. Havva’nın Hz. Ademin kemiğinden yaratıldığı nerede yazıyor? Hangi ayette yazıyor?!

Cevap bizzat Kuran-ı Kerimde mevcuttur. Aklı başında ve Arap dilinden az biraz haberi olan birisi bile bunun cevabını Kuran-ı Kerimden çıkarabilir. Kuran-ı Kerim’de zaten Havva annemizin Adem aleyhisselamdan yaratıldığı apaçık yazılmıştır fakat kaburga kemiği kelimesi ise bizzat Kuran-ı Kerimde zikredilmese dahi Kuran-ı Kerimin muhatabı ve mesajını en iyi bilen ve tebliği ile görevli olan zat-ı aliyye (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından bizlere bildirilmiştir. İnkâr eden kişi, asıl itibari ile Allah Resulünü (sallallahu aleyhi ve sellem) hedef almış olur. Zaten bu hedefi hiçbir zaman gizlemediler.

Bir de size şunu sormak isterim bu hadis inkârcıları, Mesadiru’t Teşri nedir biliyorlar mı? İslami kanunları kendisinden aldığımız kaynaklardır.Genel olarak 4 ana kaynak vardır. Kuran-ı Kerim, Sünnet-i Seniyye, İcma-ul Ulema ve Kıyas-ı Fukaha.

Hadis inkârcıları ise sadece Kuran-ı Kerimden delil görmek istiyorlar. Her ne kadar Kuranî delil olsa dahi böyle bir hasır (sınırlama) usul kurallarına uymadığı gibi pek akilane ve alimane bir durum değildir.

Konunun anlaşıldığı temennisindeyim, Rabbim bizi Kuran-ı Kerim’e dahi iftira atıp kendisini ona nispet eden hadis inkârcılarından muhafaza buyursun.

وصلى اللهم على سيدنا محمد وعلى آله وصحبه وسلم

Muhammed Emin El-Hakkâri

 

 

 

 

 

Reklamlar
Categories: Tevessül

Yazı dolaşımı

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: