Ölünün tasarrufu

ruhların tasarrufu ve tevessül

Şeyh Remli demiştir ki: Vefatlarından sonra enbiyaü mürselin ve evliyaullah’ın imdada erişmek tasarrufu vardır. Zira peygamberlerin
mucizesi ve velilerin kerametleri, vefatlarından sonra kesilmez. Peygamberlere gelince, onlar kabirlerinde cavidani bir hayata sahibtirler. Namaz kılarlar ve haccederler. Bu hususla ilgili haberler varid olmuştur. Binaenaleyh, onların imdada erişmesi, kendileri için mucize olmaktadır. Şehitler de hayat sahibidirler. Kafirlerle dövüştükleri müşahede edilmektedir.
Evliyaullah’ın imdada erişmesi, bir keramettir.

Sofiler topluluğuna itiraz, rüsvay olmayı mucibtir. Bunu yapan kimse, husran vadisine düşer, pe’rişan olur. Allame ibni Hacer sarahatle
ifade etmektedir: ” Kim bunlara aykın davranırsa süi hatimesinden korkulur. Nitekim bir çok insanlar, bu vartaya düşmüş ve helak
olmuşlardır.

Şeyh Halili demiştir ki: Bu hususta itirazda bulunanın, “Enbiya ve evliya ile tevessülde bulunulamaz” demesi büyük bir YALAN
ve iftiradır. lmamlarımız, sarahatle ifade etmişlerdir ki “Hayır ve salah ehli ile tevessülde bulunmak caizdir”. Seyyid Ahmed Bedevi gibi
havastan olan şöyle dursun, avamdan bir kimsenin bile böyle bir şey uyduracağı zannedilemez. Allahü tealadan dilekte bulunmada
kendi rütbelerini kısa görenler, zikredilen zatlar ile teberrüken tevessülde bulunurlar.

Bunu, nasipsizlerden ve inancı bozuk olanlardan başkası inkar etmemiştir. Böyle bir davranıştan Allah’a sığınıyoruz. “Sen bilmelisin ki, ziyarette bulunan ve Allah’ın salih kulları ile ve bilhassa peygamberler ile, hele onların efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed ile meded dileyen müslümanların tamamı, bu seyyitleri bilirler ki, bu büyük zatlar Allahü tealanın kulları cümlesindendir. Ne kendi netisieri için, ne de başkaları hakkında Allahı bırakıp da bizzat kendileri zarar veya fayda vermeye malik olamazlar. Lakin onlar, Allahü
tealanın kullarının sevimlileridir. Onun katındaki yakınlığın en ileri derecesinde olanlarıdır. Allah, bunları ve bilhassa onlar arasından Peygamberleri, dini hükümleri tebliğde kendisi ile diğer kimseler arasında vasıta kılmış ve onları hatalarının bağışlanmasında ve hacetlerinin verilmesinde vazifeli tutmuştur. Enbiya ve evliyayı büyük tutmak ve onlara saygı göstermek, onları Allahü tealaya vesile kılmak; Allah’ın tevhidini ihlal etmek şöyle dursun, Allah’a kulluk vazifelerinin en güzelidir.

Şayed muhaliflerden en basit bir tedkik hasıl olsaydı, kendilerinin islami topluluktan ayrılmakla batıl bir yol üzerinde olduklarını bilirlerdi. O topluluk, Resülüllah Efendimizin ümmetinin cemaatıdır. Hatta Resülüllah Efendimizi ziyaret için yolculuk yapmanın meşru olduğu mes’elesini bilmek, ehl-i islamın alimleri ve avamı katında dinde yeri olduğu zarüri olarak bilinen işlerdendir.

Muhammed ümmetinin fıkıh, hadis, kelam ve tasawuf alimleri topluluğu; meded dilemenin, tevessülün ve Resülüllah Efendimiz ile, Allah’tan şefaat dilernenin ve Resülüllah’ı ziyaret için yolculuk yapmanın, güzel bir davranış olduğu üzerinde ittifak etmişlerdir.
Sonra gelenler, bunu ewelkilerden öğrenip kabul etmişler ve tevessül, meded dilerne ve ziyaret gibi · hususların taatlerin üstünlerinden ve yakınlık vasıtalarının en kamil olanlarından bulunduğuna inanmışlardır. Onlardan ayrı yol tutan azdan az ilim adamlarının en meşhuru, ibni Teymiyye ve iki talebesidir.

[Yusuf Nebhani, Şevahidü ‘l-Hakk, sayfa 139-140 ]

Reklamlar
Categories: Ölünün tasarrufu, Tevessül | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

vehhabilere reddiye kitabi !!


Medine’de daha önce çıkan Selefiler ve Tasavvufçuların Görüşleri adlı eserimize reddiyye yazıldığını öğrendik. Ama Selefiler ve Vehhabilere Rediyye isimli kitap çıkmış oldu bir kere. Bu sefer eski kitaba yazılan rediyyeye karşı ce­vap vermedurumu oluştu. 378 sayfalık Selefiler ve Tasavvufçuların Görüş­leri adlı eski eserimize yazılan 188 sayfalık rediyyede karşı tarafın haklı olduğu bazı yerlerdeki hatalarımızı düzelttik. Bu arada bize yazılan rediyyedeki eksik ve yanlış verilen bilgilerin doğrularını Selefilik Adı Altın­daki Görüşlere Selefice Cevaplar adlı 800 sayfalık yeni kitapta cevap vererek sizlere sunduk. Umarız, onlar da hatalarını görüp düzeltirler.

Hüseyin Avni Hocaefendi rediyyedeki tevessül konusu ve o konudaki hadislere yapılan itirazlara Mahmud Saîd el-Memduh un eserinden tercüme ve kendi bilgilerini birleştirerek tek tek cevaplar vermiş ve Türkiye’­deki eserlerde olmayan bu bilgileri bizlere kazandırmıştır.

Özellikle bu kitaptaki 2’nci 4’nci 5’nci ve 6’inci Hadislerin her iki tarafa göre tahriç ve değerlen­dirmelerine, itirazlara ve o itirazlara verilen cevaplara bakıldığında, bu eserin Türkiye’de bir ilk olduğunu kaynak özelliği taşıdığını göreceksiniz.

Biz üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. Şimdi sıra sizlerde etrafınızda, internet ortamında eksik bilgi ve şüphelerinden dolayı Müslümanları tekfir eden Müslüman kardeşlerimize doğruları anlatıp, onların şüphelerini giderip tekfirden kurtararak Müslümanlar arasında oluşması gereken birliğe faydalı olmanızı bekliyorum.

Yasin Yayınevi Sipariş Hattı: 0212 534 04 34 – www.yasinyayinevi.comwww.kitapkalbi.com Kargo ile eve Teslim.

Categories: Ölüler işitir-Ruh ölmez, Ölünün tasarrufu, Ölüye amellerin hediye ve arz edilmesi, Bid'at kavramı, Kabir ve ruh, Kabir ziyareti, Kabirde kuran okumak, Müşrik-Mümin farkı, Taşlarla tesbih, Teberrük, Tevessül, Vehhabi Fitnesi, Vehhabilik(tarih-hadis-alimler), Şefaat

Evliyanın vefatından sonra kerameti

Ebüs-sayf’den ve Muhıbb-i taberi den ‘salihlerin kabirlerini öpmenin caiz olduğu’ naklolunmuştur. İsmail yemeni’nın şöyle dediği rivayet olunmuştur; İbn Munkedir (ziyaret sırasında), kendisine sessizlik isabet eder de yanağını Resulullahın (sallallahu aleyhi vesellem) kabri üzerine kordu. Bunun üzerine kendisine darılanlar olmuştu. O, dediki: Resulullah Efendimizin kabri ile Allahtan şifa dileğinde bulunuyorum.

Abdulğani Nablusi’ye ait ‘’cem’ul-esrar fi men’il-eşrar anit-ta’ni fis-sufiyyetil ahyar’’ isimli kitapta 4 mezhebin meşhur alimşerinden birçok fetva nakledilmiştir. İşte bunlardan birinin açıklaması: Ben şafii mezhebınden şeyh imam allame muhammed Şuberi el-Mısrı’ye ref ettiğim fetvada görmüştüm. Deniliyorki; evliyanın kerameti vefatından sonra da sabit midir? Onların tasarrufu ölüm ile kesilip sona erer mi? Yoksa devam edermi? Velilerın tabutlarını ve eşiklerini öpmek caizmidir değilmidir?

Şuberii şöyle cevaplandırdı: Velilerin kerameti (vefatından sonra da) sabittir. Onların tasarrufları ölümleri ile kesilmez. Bu zatları Allah teAla ya vesile kılmak , ölümlerinden sonra peygamberler ve salih alimler ile medet dilemek caizdir. Peygamberlerin mucizesi, velilerin kerameti ölümlerinden sora kesilmez. Peygamberler kabirlerinde hayat sahibidirler. Haberlerde varid olduğu üzere namaz kılarlar ve haccederler. Onların medet etmesi kendileri için bir mucizedir. Evliya olursa imdada koşması kendisinin kerametidir.

Remli (r.a): bu şeyler yani müşahede olunan kerametler, inkarı kabil olmayan şeylerdir. Bizim inancımız odur ki onların kerametleri hayatında sabit olup ölümlerinden sonra da kesilmez demiştir.

(kaynak; Yusuf Nebhani – Şehavidül Hak sh.115-116. Fazilet neşriyat yayınevi)

Categories: Ölünün tasarrufu | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ibnü’l Cevzi(ra): Mezardan bereketlenmek

İBNÜL CEZVİ(R.A) VE İBRAHİM BİN İSHAK BİOGRAFİSİ…!

Hamd Allaha,Salat ve selam onun Resulune(s.a.s),Ehli Beytine(a.s) ve şerefli sahabilerine(r.a) olsun!

Sevgili kardeşlerimiz, İbnül Cezvi(r.a)-(ibni teymiyyenin öğrencisi ibni cezviyye ile kariştirilmamalidir)-“Sifatus Sevfah” isimli kitabinin 1-ci cildinin 441-442-ci sayfalarinda İbrahim bin İshak Harabinin biografisinde tevessüle delil olan şu sözleri söyler:

“Onun mezari herkese açiktir.Halk ondan bereketleniyor”

Categories: Ölünün tasarrufu, Kabir ve ruh | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Ölüler İle Dirilerin Ruhları Rüyada Görüşür!

Bu konuda Selmân-ı Fârisi vö Abdullah bin Selam’m sözleri da­ha önce geçti. Bu meselenin delilleri sayılmayacak kadar çoktur. Gerçek olan olaylar bunun en doğru delilidir. Dirilerin ruhları bir­biriyle görüştüğü gibi, ölüler ile dirilerin ruhları da birbiriyle gö­rüşür.
Cenâb-ı Hakk şöyle buyuruyor:
«Allah Ölümde canları alır. Ölmeyip rüyasında olan canlan da alır. Ölümle ona hükmettiğini tutar, diğerini belli bir zamana ka­dar bırakır»

Baki bin Muhalled ve ibn-i Mende, «Ruh» kitabında ve Taberâni «Evsat»da Said bin Cübeyr tarikiyle ibn-i Abbâs (Radıyallahû anh)’-dan şu âyet hakkında şöyle dediğini rivayet etmişlerdir.
Bana ulaştı ki, diriler ile ölülerin ruhları rüyada görüşür. Bir­birinden durumlarını öğrenirler, Allah Ölülerin ruhlarını tutar, di­ğerlerin ruhlarını belli bir zamana kadar cesedlerine geri gönderir.

îbn-i Ebi Hâtem, Süddi’den, yukardaki âyet-i kerime hakkında şöyle dediğini rivayet etmiştir.
«Allah uykuda ruhları alır. Dirinin ruhu ile ölünün ruhu görü­şür. Tanışıp sohbet ederler. Dirinin ruhu dünyadaki cesedine gönde­rilir, belli bir zaman orda kalır. Ölünün ruhu da cesedine dönmek İster. Fakat tutuklanır.»,

Cüveybir yukardaki âyet hakkında ibn-i Abbâs (Radıyallahû anh) ‘dan rivayet ettiğine göre şöyle demiştir:
Doğu ile batı arası kadar bir ip, yer ile gök arasında uzanmış ölülerin ruhları ile dirilerin ruhları o ipe gelir. Ölü ile diri orada gö­rüşür. Rızkını tamamlamak üzere cesedine dönmek için diriye izin verildiği zaman ölü yakalanır.

[İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi]

Categories: Ölünün tasarrufu, Kabir ve ruh | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Ölünün kerameti!!


Ölünün kerameti hakkında İbn teymiyye(resimdeki kitab ibn teymiyyenin sıratı müstakim kitabınn yedinci bölümünden alıntıdır)..İbn teymiyyenin bu söylediğini talebesi İbn Kayyimle ve Alusinin tefsirinden destekliyelim inşallah

İbnu’l-Kayyimer-Rûh isimli kitâbında[1] şöyle diyor:
Bedenin esîrliğinden, bağlarından ve engellerinden kurtulan rûhun, zelîl bedenin bağlarında ve engellerinde hapsolunan rûhta olmayan, tasarruf güç, nüfuz, himmet, hızla Mevlâ’ya yükselmesi ve Allah’la alâkası vardır. Bedeninde mahbûs iken (rü’yâdayken) bu olursa, ya ondan sıyrılıp ayrılınca, güçleri kendinde bir araya toplanınca ve de (bedene girmeden evvel rûhlar âlemindeki) ilk vaziyetinde de yüce, pak, büyük ve yüksek himmet sâhibi olunca nasıl olur? İşte bu rûhların bedenden ayrılınca başka bir hâli başka bir işi vardır.
Rûhların, bedenlerindeyken ben-zerlerine güç yetiremeyecekleri şeyleri ölümlerinden sonra yaptıklarına dâir insanoğlunun çeşitli sınıflarında görülen rü’yâlar tevatür ede gelmiştir. Bir, iki, az bir sayı ve benzeri ile çok sayıda askerleri bozguna uğratmak gibi… Nebî sallallâhu aleyhi ve sellem, Ebûbekir ve Ömer radı-yellahu anhumâ, nice kez rü’yâda görülmüştür ki, rûhları küfr ve zulüm ordularını hezîmete uğratmışlardır. Bir de bakılmıştır ki, küfür orduları -sayılarının çokluğuna ve mü’minlerin zayıflığına ve azlığına rağmen- mağlup olmuşlar ve kırılmışlardır.
[İbnü’l-Kayyim, Er-Rûh: 237]

——

Müfessir Âlûsî, Rûhu’l-Meânî’sinde,[2] işleri düzenleyip yönetenler hakkı için âyetinin tefsirinde, O’na göre bazı yanlış anlamalara cevap verdikten sonra şöyle diyor:
“Evet, Allah celle celâlühû bazen dostlarından dilediklerine, ölmeden evvel olduğu gibi, öldükten sonra da dilediği kerâmeti verir ve Hakk Sübhanehû ve Teâlâ, hastayı iyileştirir, boğulmakta olanı kurtarır, düşmana karşı yardım eder, yağmur yağdırır ve bunu kerâmet olarak verebilir.
Bazen de, o kişiye benzeyen bir sûret ortaya çıkarır ve o sûret, o kişinin hürmetine, günah olmayan şeylerden (Allah Celle Celâlühû) istenileni, isteyenin istediğini yerine getirmek için yapar…”

[Âlûsî, Rûhu’l-Meânî:30: 25]

Categories: Ölünün tasarrufu, Kabir ve ruh | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Peygamber efendimizin vefatida bizim icin hayirlidir!!

”Allah u tealanın gezen melekleri vardır ümmetimden bana Selam ulaştırırlar. Benim hayatım sizler için hayırlıdır, siz bize anlatırsınız bizde size anlatırız. Öldüğüm zaman ölümüm de sizler için yine hayırlıdır. Amelleriniz bana arz olunur. Hayrı görürsem hamd ederim, şerri görürsem sizler için Allah’tan mağfiret dilerim.” (Mecmeu’z-Zevaid/cild9/ 24.sayfa)

“إن لله ملائكة سياحين يبلغون عن أمتي السلام”. قال: وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم:
“حياتي خير لكم تحدثون ويُحدث لكم، ووفاتي خير لكم تعرض علي أعمالكم، فما رأيت من خير حمدت الله عليه وما رأيت من شر استغفرت الله لكم”.
رواه البزار ورجاله رجال الصحيح. (مجمع الزوائد ومنبع الفوائد/ 9/24)

Bu hadis, farklı metin ve senetlerle Zehebi’nin Mizanu’l-İtidal (1/651), Iraki’nin Tahricu’l-İhya (4/182), Suyuti’nin Hasaisu’l-Kübrâ (2/281)

İbni Mesud -radıyallâhu anh-, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’den nakletmektedir:
Hafız Ebû Zer’a elirakî, “Tarhu’t-Tesrib fi Şerhi’t-Takrib” kitabının “Cenazeler Kitabı” bölümünde “bu hadisin senedi sahihtir (ceyyid)”demektedir.
Hafız Heytemi (yukarıda aldığımız tahric kendilerine aittir)“Mecmau’z-Zevaid” 9/24’te: “Bu hadisi Bezzaz rivayet etmiştir. Ravileri sahihtir. Hafız Suyutui “Mucizat” ve “Hasais” adlı eserlerinde bu hadisi sahih kabul etmiştir.” Demiştir.
Buhari şarihi el-Kastallani’de aynı minvalde açıklamalar yapmış, Münavi “Feyzu’l-Kadir” 3/401’de kesin bir şekilde “hadis sahihtir” demiştir. Zerkani Kastallani’nin “Mevahib” kitabına yazdığı şerhte, Şihab el-Hafaci’de “Şerhu’ş-Şifa” da 1/102 bu şekilde açıklamalarda bulunmuştur.
Molla Aliyyu’l-Kâri “Şifa” şerhinde 1/102’de aynı şeyleri söyleyerek: “Haris bin Ebû Usame’de “Musned” adlı eserinde sahih bir senetle bu hadisi rivayet etmiştir” diye eklemiştir.
İbni Hacer “Metalibu’l-Aliye” 4/22’de bu hadisi nakletmiştir. Bu hadis Ebû Bekir bin Abdullah el-Mazeni’den ‘mursel’ olarak rivayet edilmiştir. Hafız İsmail el-Kadı bu hadisi “Fazlu’s-Salat Ala’n-Nebi” adlı eserinde rivayet etmiştir.

Categories: Ölünün tasarrufu, Ölüye amellerin hediye ve arz edilmesi, Kabir ve ruh | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ölünün kerameti!

İbn Teymiyye: Bazı kimselerin, Peygamber Efendimiz¬ sallallahu aleyhi ve sellem veya ümmetine mensup salih bir şahsiyet aracılığı ile Allah’tan bir şey dilemeleri ve bu dileklerinin Allah tarafından, Peygamberinin veya o kulunun elinden yerine getirilmesidir. Bu da çok görülen bir olaydır.

İbn Teymiyye: böyle bir dileğin yerine gelmesi yanı başında duâ edilen mezarda yatan ölünün kerâmeti olarak sayılabilir. diyor
• İbnTeymiyye, İktizâu’s-Sırâti’l Müstekîm, s: 373-374, Dârul Marife, Beyrut, tsz. Sırat-ı Müstakim İbn Teymiyye Kabir Ziyaretleri Bölümü Tercüme Pınar Yay. s. 494 baskı 2004

Categories: Ölünün tasarrufu, Kabir ve ruh | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ruhlar istedigi her yere gidebilirler!

İbn Teymiyye; ölülerin görebilmesi ile alakalı Âişe radıyallâhu anhâ ve diğer sahâbelerden birçok rivâyet gelmektedir. Allah’ın dilediği zamanlarda da, ruh beden ile bir araya geldiğinde, tıpkı bir meleğin yeryüzüne inmesi, birden bir ışığın parlaması ya da uyuyan bir kimsenin bir anda uyanması gibi, bir anlık bir olaydır. Bu mana birçok rivâyette nakledilmektedir.(1)
Mücahid şöyle demektedir:
Bazen ruhlar defnedildikten itibaren yedi gün kabir içinde odalarda tutulurlar.
Mâlik b. Enes şöyle demektedir:
Bana ruhların istediği her yere gidebileceği rivâyeti ulaşmıştır.
Hazreti Âişe radıyallahu anhâ validemizden rivâyete göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Ruhlar toplu ordulardır. Onlardan (ezelde, Allah yolunda) birbiriyle tanışanlar itilâf eder (anlaşır, Allah uğrunda) tanışmayanlar ise ihtilaf eder (dünyada zıtlaşırlar.)” buyurdu. (2)
عن عبد الله بن عمرو بن العاص رضى الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: إن أرواح المؤمنين لتلتقيان على مسيرة يوم وليلة وما رأى واحد منهما صاحبه.
Abdullah b. Amr b. el-Âs (v. 43/663) (radıyallahu anh)’tan rivâyet edilen bir hadis-i şerifte Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Muhakkak ki Müminlerin ruhları, daha sahipleri birbirini görmeden, bir gün ve gecelik yol mesafesinde karşılaşırlar.”

[1] İbn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetâvâ, 24-362
[2] Buhârî, Enbiya: 3, (no: 3158, 3/1213). Müslim, Birr: 49, no: 2638, 4/2031

Categories: Ölünün tasarrufu, Kabir ve ruh | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Ölülerin dirilere yardımı dokunabilcegine dair!!

Ölülerin dirilere yardımının dokunabileceğinin delillerinden biri de, İmam Buhârî’nin kısa, İmam Taberânî’nin de uzun olarak Enes radıyallahu anh’dan rivayet ettiği hadistir:“Yemâme (Muhârebesi) gününde (harp bitince ve) insanlar aralanınca Sâbit b. Kays’a,
— “Baksana ey amca!” dedim. Onu karışık sözler söyler halde buldum.
— “Biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’la beraber böyle harb etmezdik. Akranlarınızı ne kötü alıştırdınız! Ey Allah’ım! Şunların getirdiklerinden ve yaptıklarından sana sığınıyorum” de(miş)di. Sonra harb etti ve nihayet şehit edildi. Üzerinde kıymetli bir zırh vardı. Ona bir Müslüman uğrayıp o zırhı aldı.
Müslümanlardan bir adam uyurken, Sâbit radıyallahu anh rüyasında O’na geldi ve (şöyle) dedi:
— “Sana bir vasiyette bulunacağım. Sakın ha! ‘bu karışık bir rüyadır’ deyip de onu zayi etme!.. Ben şehit edildiğim zaman, zırhımı falanca kişi aldı. Onun evi, insanların (oturdukları mıntıkanın) en uzağındandır. Çadırının yanında oynaşan bir at vardır. Bu at, o zırha bir eski ip fazlasıyla bağlanmıştır. Üzerinde de atın üzerine bağlanan bir şey/çul vardır. Halid radıyallahu anh’a git, ona emret, o zırhı alsın ve Ebû Bekir radıyallahu anh’a: üzerimde falancanın şu kadar alacağı bulunduğunu ve falanca kölenin de azad edilmiş bir köle olduğunu söylesin!”
Adam uyandı, Halid’e geldi ve O’na (rüyâyı) haber verdi. Bunun üzerine Hâlid zırha bir adam gönderdi ve (adam) onu anlattığı gibi getirdi. Daha sonra adam rüyasını Hz. Ebû Bekir radıyallahu anh’a haber verdi. O da ölünün vasiyyetini yerine getirdi.”

Bunu, Beğavî de başka bir senedle Atâ el-Horasânî yoluyla Sabit b. Kays’dan uzun olarak rivayet etti.

[Buhârî, Cihâd: 39]
[Taberânî, “el-Mu’cemü’l-Kebir (1320)]
[Bu hâdiseyi İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye’de (6/320) zikredip Tirmizî’ye nisbet etti.]
[el-Beğavî Tefsiri, (4/254); İbn Hacer bunu Beğavî’ye isnad ederek “el-İsâbe”sinde yazdı.]

imamı ibnü l kayyım el-Cevziyye bu kıssayı yazıp şöyle demiştir. Adeletin temsilcisi veliler hırsızlardan çalıntıları almıştır. Buna bile karşı çıkanların malları çalındığında her nedense buna başvurmuşlardır diyor.
[İbnü’l-Kayyim el-Cevziyye, Kitâbu’r-Ruh, s. 26. İz Yayıncılık.1993 ]

Bunları anlamaktaki maksadımız, ölülerin ruhlarıyla dirilerin ruhları nasıl birbirleriyle munasebet kurabiliyorlarsa kişilerin ruhlarının da aynı şekilde birbirleriyle alaka kurabileceklerini anlatmaktır.

Selef ulamasından nakledildiğine göre ruhlar havada karşılaşırlar birbirleriyle tanışıp aralarında muzakere ederler. İşte bu esnada hayır ve şerri getiren rüya meleği hazır bulunur . Yüce Allah sadık rüyalar için insana her şeyin biaynihi ismini dininde ve dünyasındaki değişmeleri tabiatını ve hata, şüphe ihtimali olmaksızın bütün bilgileri öğretmesi , insanın kalbine ilham etmesi için bir meleği vekil tayin eder .

İnsana dünyasında ve dininde başına gelecek hayır ve şerri içeren Kur an la ilgili Allah ın gayb bilgisini ihtiva eden bir nusha getirir. Adeti üzere misaller, şekiller ortaya kor.

Yüce Allah rüyayı bir nimet, rahmet, hatırlatma ve öğretme vesilesi yapmıştır. Söz konusu yollardan biriyle ruhlar birbirine kavuşabilmişlerdir,birbirleriyle tanışıp muzakere edebilmişlerdir.
Nice insanlar vardırkı tövbesi salahı ve ahrete meyli, gördüğü bir rüyayla olmuştur .Ve nice saklı hazinelere rüyaylarla ulaşabilmişlerdir.
[İbnü’l-Kayyim el-Cevziyye Kitâbu’r-Ruh, s. 44]

Categories: Ölünün tasarrufu, Kabir ve ruh | Etiketler: , , , , , , , , , , ,

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.