Allah Diğer Cisimlere Benzemeyen Bir Cisimdir Demek Yanlıştır…!

Soru: Selefi adı altındaki görüşler Allah Teala’yı Cisimlerin Vasıflarıyla Vasıflar ve Cisimler Gibi Değildir Derler. Örneğin eli vardır ama bizim elimiz gibi değildir dereler. Bunun ilmî bir cevabı var mıdır?

Cevap: Elbette vardır. Ehlisünnet’in selef ve halef alimleri hiçbir asırda Ehlisünnet’e muhalif olan bir iddiayı cevapsız bırakmamışlardır.

Bu konuda da verilecek en güzel cevaplardan bir tanesi de Şii asıllı olan El-Cevalikî’nin iddialarına karşı verilen cevaplardır. İmam Kurtubî (rahimehullah) Nur Suresi 35. Ayet-i kerimesinin tefsirinde şöyle buyuruyor:   

Medih etme babından Allah Teâlâ’nın nuru vardır denilebilir. Çünkü Allah Teâlâ bütün eşyaları yarattı ve onlara aydınlık veren de O’dur. Nur O’nunla başladı ve O’ndan sudur etti. Zalimlerin dediği gibi değildir. Onlar, Allah Teâlâ idrak ettiğimiz nurlardandır demişlerdi! Bunlardan yücedir (munezzehtir).  Muhakkak ki Hişam el-Cevalikî ve mücessimlerden bir taife şöyle dedi: O; nurdur diğer nurlara benzemez, cisimdir diğer cisimlere benzemez. Bu tür sözlerin hepsi, yerinde yani ilmî kelamda beyan edildiği üzere hem aklen hem de naklen Allah Teâlâ hakkında muhaldır (imkansızdır).”

İmam ı Kurtubî (rahimehullah) beyanatına devam eder ve bu sözleri söylemekle kendi kendilerine mutenakız (çelişkili) olduklarını da açıklar.

“Sonra onların sözleri birbiriyle çelişkilidir. Onlar, cisim ve nurdur dediklerinde cisim ve nurun hakikati ile hükmettiler. Nurlar gibi değil ve cisimler gibi değil derken de ispatladıklarını nefyettiler (reddettiler). Bu sözlerin tahkiki kelam ilminde daha geniş açıklanmıştır. Onları bu denli sapkınlıklara sürükleyen nasların zahirlerine göre gitmeleridir.”[1]

 

Mucessimlerin ortak özelliği

  1. Mücessimlere göre, Allah Teâlâ’nın bir hacmi, bir uzunluğu, derinliği ve yüksekliği vardır. Bu yaptığımız tarif aslında cismin tarifidir. Bütün mücessimler Allah Teâlâ’ya cisim ismini kullanırlar.
  2. Mücessimlere göre, Allah Teâlâ beş duyu organlarla hissedilebilir. Aynı şekilde Allah Teâlâ’ya dokunulabilir (bir yere değebilir). Çünkü, onlara göre haşa Allah bir cisimdir ve O’nun hissettiği gibi mahluk olan cisimler de O’nu hissedebilir.
  3. Mücessimlere göre Allah Teâlâ, Arş ile temas halindedir yani Arş’a değiyor. Bu düşünce belli bir mücessim taifeye aittir. Bu görüş ibn teymiyye tarafından bizzat öngörülmüştür. Fakat bazı mücessim gruplara göre ise haşa Allah Teâlâ, Arş’ın üstündedir ama Arş’a temas edip değmiyor.

 

Bu konuda İbn Teymiyye de bir grup felsefi düşüncelilerden kendisi de desteklediği için çok ciddi bir söz nakleder:

-“Var diyebileceğimiz her şey ya cisimdir ya da sıfattır” der. Allah Teâlâ da vardır ve İbn Teymiyye bu sözünü umumi bir şekilde söyler. Yani Allah Teâlâ hakkında da hiçbir tenzihe girmeden dile getirir. Allah Teâlâ’nın sıfat olmadığını kabul etmeyen hiçbir akıl sahibi yoktur. Netice olarak, ibn teymiyye’ye göre Allah Teâlâ (haşa) cisimdir. Bu konudaki sözü şöyledir:

“Hiçbir varlık yoktur ki illa ya cisimdir ya da sıfattır.” (Beyanu Telbis-il Cehmiyye 1/9)

Bu sözü de İmam ı Ahmed’e isnad ediyor!

 

Muhammed Emin El-Hakkari

———————————————–

[1] (İmam-ı Kurtubî’nin “el-camiu’l ahkam” adlı tefsiri / 12. cild / 256. sayfa / Dar-ul Kutubi’l Mısriyye baskısı)

Reklamlar
Categories: Tevessül

Yazı dolaşımı

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: