Posts Tagged With: üc mescid

Kabir ziyareti için yola çıkmak( el-Firuzzabadi)

“Kamus” kitabının sahibi İmam Mecidüddin bin Yakub el-Firuzzabadi
O, “Es-Sılatü ve’l-Beşer” adlı eserinde şöyle söylemektedir:

“Kabri yanında iken Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e mutlaka salât getirmelidir. Ona selam verme ayrıcalığına ve şerefine nail olmak için yola çıkmak müstehaptır.

Kadı İbni Kecc –Kadı Yusuf bin Ahmed bin Kecc- Rafii’den naklen der ki: “Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret etme

k için birisi nezrederse (söz verirse), bu nezri yerine getirmesi gereklidir. Başka seçeneği yoktur. Ama eğer başkasının kabrini ziyaret edeceğine nezrederse, bana göre burada iki seçeneğinde yolu açıktır. İster yapar ister yapmaz. Nezredilen ibadetlerin yapılması gerektiği bilinmektedir.”

Mezheb imamlarımızdan Ebû Amr bin Salah, Ebû Zekeriya en-Nevevi ve Rafii, hac amellerinin son kısmında, Gazali “İhya” sında, el-Begavi “et-Tehzib”te, Şeyh İzzeddin bin Abdüsselam “Menasik”te Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret etmenin sünnet olduğunu söylerler. Allah hepsinden razı olsun.

Hanbelilerden Şeyh Muvaffakuddin, İmam Ebû’l-Ferec el-Bağdadi ve diğer bir çokları da aynı görüştedirler. Hanefilerden “Muhtar” sahibi, “Şerhü’l-Muhtar” adlı eserinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret etmenin en faziletli müstehaplardan olduğunu bildirmiştir.

Malikiler’e gelince; Kadı İyaz Malikilerin bu hususta icma ettiklerini bildirmektedir. Abdulhak es-Sekali “Tehzibü’l-Metalib” adlı eserinde Şeyh Ebû İmran el-Malik’den Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaretin vacip olduğunu nakletmiştir. Abdulhak: “Vacip, sünneti vacibe (gerekli) anlamındadır” diyerek bir açıklama da getirmiştir.

El-Abdi el-Maliki “Şerhu’r-Risale” adlı eserinde şöyle demektedir: “Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i ziyaret için Medine’ye yürümek, Kâbe’ye ve Beyti Makdis’e yürümekten daha faziletlidir.”

Mezhep imamlarının birçoğu Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret için yola çıkmayı müstehap görmektedirler. Zira onlar, hac vazifelerinden sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret etmeyi müstehap görmektedirler. Yolculuk yapmak ta, kabri ziyaret edebilmek için zaruridir. Ziyaret etme fiilinin meşruluğuna delalet eden birçok delil vardır.
وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذ ظَّلَمُواْ أَنفُسَهُمْ جَآؤُوكَ فَاسْتَغْفَرُواْ اللّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُواْ اللّهَ تَوَّاباً رَّحِيماً
Onlar kendilerine yazık ettikleri zaman, sana gelip Allah’tan mağfiret dileseler ve peygamberler de onlara mağfiret dileseydi elbette Allah’ı Tevvâb ve Rahîm olarak bulacaklardı. (Nisa 64) ayeti kerimesi bunlardan biridir. Onun -sallallahu aleyhi ve sellem- şu anda hayatta olduğunda ve ümmetinin amellerinin kendisine arz edildiğinde şüphe yoktur.”

[ El-Firuzabadi, “es-Sılatü ve’l-Beşer” s: 122–3]

Reklamlar
Categories: Kabir ziyareti | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

“Ancak üç mescid için yola çıkılır”( el-Kirmani )

Şeyh el-Kirmani “Buhari” şerhinde “Ancak üç mescid için yola çıkılır” hadisini şerh ederken şunları söyler:

“Buradaki istisnanın çeşidi “müferrağ”dır. Eğer burada kelamın takdirini “hiçbir yer için yola çıkılmaz” şeklinde yapacak olursak istisna edilen üç mescid dışında hiçbir yere yolculuk yapılmaması lazım gelir. İbrahim Halil -aleyhisselâm- ya da ve benzer zatlar içinde yola çıkılmayacağı anlaşılır. Zira “müferrağ” istisnada, en umumi lafızlar takdir edilir. Burada en umumi lafız derken istisna olunan şeyin (mescid) özelliklerine uyan aynı cinsten bir şey olması kastedilmektedir. Mesela “ben görmedim. Ancak Zeyd’i gördüm” denildiğinde bu söz: “ben hiçbir adamı ya da hiçbir kimseyi görmedim ancak Zeyd’i gördüm” anlamına gelmektedir. “Ben hiçbir şey ya da hiçbir hayvan görmedim ancak Zeyd’i gördüm” şeklinde bir takdir uygun olmaaktadır. Öyleyse hadisin takdiri şu şekilde olmaktadır: “Hiçbir mescid için yola çıkılmaz ancak üç tanesi için çıkılır” Devrimizde Şam beldelerinde bu hadisin manası ile alakalı birçok münazaralar gerçekleşmektedir. İki tarafta birçok risaleler kalem almıştır. Biz bunları izah etme sadedinde değiliz.”

[El-Kirmani, “Şerhu’l-Buhari” 7/12]
Categories: Kabir ziyareti | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Peygamber efendimizin kabrini ziyaret için yola çıkmak!


Ebu Hüreyre’nin(ra) rivayet ettiği Resulullah(sallallahü aleyhi vesellem)in: “Şu üç mescidin dışında hiç bir yere gitmek için yola çıkılmaz; bunlar da mescid-i haram,Resûlun mescidi ve Mescidi Aksa’dır

[ Buharı,eş-Salat fi Mescidi Mekke: 1,6, Sayd:26, Savm:67, Müslim,Hac:415,511, Tirmizi Salat:162, Nesai, Mesacid: 10, İbni Mace, İkame:169, Darımı,Salat:132, Müsned Ahmed, 2/234,3/7,6/7]

sözünün manası ise hiçbir mescide, namaz kılmak ve saygı göstermek için gidilmemesi ancak şu üç mescidden birine gidilebilceğine beyandır.

Bu hadisi şerifi böyle izah etmek şarttır. Öbür türlü düşünülecek olsa,bundan hac, cihad, küfür diyarından hicret, ilim öğrenmek ticaret yapmak maksadıyla ve bunlara benzer nice şeyler için yola çıkmanın yasak olduğu hükmüne varılır. Böyle bir sözü de hiç bir kimse söyleyemez!

Büyük alim İbnu Hacer “Cevherul Münazam” adli eserinde sözü geçen hadisi şerifin bu şekil izah edilmesinin doğru olduğunu, senedi hasen derecesinde bir hadisi şerifin bunu teyid ettiğini ifade eder.

Bu da, Resulullah(sallallahü aleyhi vesellem) in: “Mescid-i Haram, benim Mescidim ve Mescid-i Aksa dışında, namaz kılmak maksadıyla hiç bir mescide gitmek için göç hazırlayıp yola çıkılması icap etmez” hadisi şerifıdır.

Hülasa, mesele apaçık meydandadır. Bu mesele hakkında başlıbaşına kitaplar yazılmıştır. Burada daha fazla uzatılmasına lüzum yoktur. Basiret sahibi olan kimselere bundan daha azı da kafidir. Doğruyu göremeyen kimselere de ne ayetlerin, ne de tevhidlerin bir faydası olur!!

[es-Seyyid Ahmed bin Zeyni Dehlan- değerli inciler, sayfa 22-23]

 

Categories: Kabir ve ruh, Kabir ziyareti | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ancak üç mescid için yola çıkılır hadisinin şerhi!

İbni Hacer “Buhari” şerhinde “Ancak üç mescid için yola çıkılır” hadisini şerh ederken şöyle anlatır:

“Burada ‘müstesna minh’ (kendisinden istisna edilen kelime) mahzuftur. Burada ya umumi bir lafız takdir edilir. O zaman hadisin manası “Hiçbir mekan için yolculuk yapılmaz ancak üç mescid için yola çıkılır” şeklinde olur. Ya da daha hususi anlamda bir şey takdir edilir. Umumi bir takdir yapmak mümkün değildir. Bu takdirde hadisten, ticaret, sılayı rahim ve ilim tahsili gibi mühim meseleler için yolculuk yapılamayacağı gibi bir mana anlaşılır ki bu doğru değildir. Öyleyse hususi bir kelime takdir edilmelidir. Takdir ederken de elbette ki mana ile münasebeti en fazla olan kelime olmalıdır. Bu durumda mana şöyle olmalıdır: “Hiçbir mescid için yola çıkılmaz ancak üç mescid için yola çıkılır. Öyleyse, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’nin kabri şerifini ya da salihlerin kabirlerini ziyaret için yola çıkmayı menedenlerin fikirlerinin batıl olduğu anlaşılmaktadır. Allah en doğrusunu bilendir. Es-Subki’l-Kebir şöyle demektedir: “Bazıları bu hadisi yanlış anlayarak bu üç mescid dışında her hangi bir yeri ziyaret için yola çıkmanın yasak olduğunu zannetmişlerdir. Bu bir hatadır. İstisna edilen, kendisinden istisna edilen şey ile aynı cinsten olmalıdır. Bu durumda hadisin manası: “Herhangi bir mescid için, ya da herhangi bir mekân –sadece o mekânın kendisi hedeflenerek- için yola çıkılmaz. Sadece üç mescid için yola çıkılır. Herhangi bir mekân için yola çıkılmaz. Çünkü birisini ziyaret ya da ilim tahsili için yapılan ziyaretler mekân için değil mekanda bulunan kişiler içindir. Allah en doğrusunu bilir.”

[İbni Hacer, “Fethu’l-Bari” 3/66]

Categories: Kabir ve ruh, Kabir ziyareti | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

WordPress.com'da Blog Oluşturun.