Posts Tagged With: Nebi

Nebi sallallahu aleyhi vesellem in kabrini ziyaret edenin yapacağı zikirler

Merakil Felah bi İmdadil Fettah(sefaat)(isaretli)
Hanefi fukahasından Ebul ihlas Eş Şurunbulali Nebi sallallahu aleyhi vesellem in kabrini ziyaret edenin yapacağı zikirleri anlatıyor ;

وقد قال الله تعالى: { وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذْ ظَلَمُوا أَنْفُسَهُمْ جَاءُوكَ فَاسْتَغْفَرُوا اللَّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُوا اللَّهَ تَوَّاباً رَحِيماً }, وقد جِئناك ظالمين لأنفسنا, مستغفرين لذنوبنا, فاشفَعْ لنا إلى ربك, واسأله أن يُمِيتَنا على سنّتِك, وأن يَحشُرَنا في زُمْرتِك, وأن يُوْرِدَنا حَوْضَك, وأن يُسقِيَنا بكأسِك غيرَ خَزَايَا ولا نَدامى, الشفاعة الشفاعة الشفاعة يا رسولَ الله – يقولها ثلاثا – { رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْأِيمَانِ وَلا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلّاً لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَحِيمٌ }, وتُبلِّغه سلامَ من أوْصاك به فتقول : السلام عليك يا رسولَ الله مِن فلانِ بنِ فلانٍ, يتشفَّع بك إلى ربك فاشفَعْ له وللمسلمين

Yüce Allah buyuruyor ki ; Eğer onlar nefislerine zulmettikleri zaman senin yanına gelip bağışlanma dileselerdi ve rasulde onlar için bağışlanma dileseydi Allahı tevbeleri kabul eden merhametli olarak görürlerdi (Nisa – 64)
senin yanına nefislerimize zulmederek günahlarımızdan istiğfar ederek geldik. Bizim için Rabbinden şefaat iste! Ondan bizi senin sünnetin üzere vefat ettirip zümrende haşretmesini havzuna kavuşturmasını utanç ve pişmalık olmadan kasenle içirmesini iste. Şefaat Şefaat Şefaat Ya Rasulullallah.Bunu üç defa der.
Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin (Haşr 10)
sonra kendisiyle selam gönderenlerin selamını ileterek dersin ki ; Filan oğlu filanın sana selamı var Ey Allahın Rasulu senden Rabbin katında şefaat etmeni istiyor ona ve müslümanlara şefaat et.

[Ebu İshak Eş Şurunbulali : Merakil Felah bi İmdadil Fettah ]

Reklamlar
Categories: Istigase, Kabir ziyareti, Tevessül, Şefaat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Türbe yapmaya karşı çıkanların delilleri!

Kardeşlerim bu kısımda türbeler hakkında paylaşımlar yapacağız inşallah. Bu ilk paylaşımda türbe yapmaya karşı çıkanların bir kaç delili ni verip, sonraki paylaşımlarda cevaplarını verecez inşallah..Bu konudaki paylasimlar tahiminimce 30-50 arasi kadar olabilir. Sabir takip edin insallah.

 

بِسمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحيِم

 

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle (başlıyorum) Hamdlerin tamamı sâdece Allah celle celâlühû’ya âiddir. O’na hamd eder, O’ndan af diler, O’ndan hidâyet ister ve O’na şükrederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve kötü amellerimizden Allah’a sığınırız. Allah kimi hidâyete erdirirse artık onu saptıracak hiçbir kimse yoktur; kimi de saptırırsa ona hidâyet edecek hiçbir kimse yoktur.

Şâhidlik ederim ki, Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur; O tektir ve hiçbir ortağı yoktur. Yine şâhidlik ederim ki, efendimiz Muhammed sallellâhu aleyhi ve sellem O’nun kulu ve resûlüdür. Allah celle celâlühû O’nu, -kâfirlerin hoşuna gitmese de- hidâyet ve hakk dîn

ile o dîni bütün dînlere gâlib etmek içün göndermiştir. O’na, âline ve ashâbına -zikredenler O’nu andıkça ve gâfiller onu anmaktan gâfil kaldıkça- salât ve selâm olsun.

 

Bundan sonra…

Sen, kabirler üzerine bina yapmanın hükmünü, doğuda ve batıda ilk

dönem ve son dönem âlimlerin amel ettiği gibi câiz mi, yâhud da boynuza mensûb olanların[2] ve bu memleketin ahâlisinden onların görüşünü doğru bulan, onların mezhebini güzel gören, bu kimselerin gerçek hâllerini bilememiş ve aralarında yanlış anlama

yaygınlık kazanmış; bu yüzden, aşağıda zikredeceğimiz çeşitli hadîsleri delîl göstererek evliyâ ve sâlih kulların kabirleri üzerine yapılan kubbeleri yıkmaya da’vet eden kimsenin iddiâ ettiği gibi yasak mı, olduğunu soruyorsun…

 

Bunların dayandıkları hadîsler şunlardır:

 

Buhârî ve İbnu Mâce dışındaki (Kütüb-i Sitte) cemâat (i, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî) Ebu’l-Heyyâc el-Esedî’den rivâyet ettiler: Hz. Ali radıyellâhu anhu bana şöyle dedi:

‘Seni, Resûlüllah sallellâhu aleyhi ve sellem’in beni gönderdiği maksadla gönderiyorum; yıkmadığın timsal ve düzlemediğin yüksek kabir bırakma.’3

Ebû Dâvûd ve Tirmizî, Câbir İbnu Abdillah radıyellâhu anhu’dan rivâyet ettiler: ‘Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem kabirlerin kireçle boyanmasını, üzerine yazı yazılmasını, bina yapılmasını ve kabirlerin üzerlerine basılmasını yasakladı.’4

Müslim, Ahmed ve Nesâî de bu hadisin benzerini rivâyet etmişlerdir.5

Ebû Dâvûd, Kasım’dan rivâyet etmiştir: Hz. ‘Âişe radıyellâhu anhâ’nın yanına girdim ve dedim ki: Anacığım! Allah içün bana Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem ve iki arkadaşının kabr(ler)ini aç göster. O da bana, ne çok yüksek, ne de yere yapışık olan, kırmızı düz ve boş bir arazide küçük taşlarla kaplı üç tane kabir açtı (gösterdi.)6

Ebû Dâvud el-Merâsîl’de Sâlih İbnu Ebî Sâlih’in şöyle söylediğini rivâyet etmiştir: ‘Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem’in kabrini bir karış veya bir karışa yakın bir yükseklikte gördüm.’7

El-Âcurrî, Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem’in kabrini anlatırken Ğuneym İbnu Bestâm’ın şöyle dediğini rivâyet etmiştir: ‘Ömer İbnu Abdülaziz zamanında Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem’in kabrini gördüm; onu dört parmak kadar yükseklikte görmüşdüm.’

 

Bu hadîslerin aklını karıştırdığını, eski ve yeni zamanda, yeryüzünün doğusunda ve batısında kabirlerin üzerine mescidler, kubbeler ve avluları inşâ etmekte görüş birliğine varmış olan ve hatâ üzerinde ittifak etmekten ma’sûm olan Ümmetin, üzerinde söz birliği ettiği görüşle, bu hadîslerin arasını bulmak ve onları uzlaştırmanın şeklini bilemediğini söyledin. Senin bu husûstaki kafa karışıklığını gidermek içün, bu görüşle yukarıda zikredilen hadîsler arasındaki barıştırma ve uzlaştırma yönünü açıklamak, mes’eleyle alâkalı doğru görüşü ortaya koymak istedim. Bu husûsta tercîh edilen görüşün delîllerinden, doğrunun yönünü açıklayacak ve ondan her türlü şek ve şübheyi giderecek olanlarını sana anlatacağız. Bu mes’eledeki suâline, güç ve kudretimiz ve Allah teâlâ’nın bize şu

mes’ele hakkındaki gösterdiği doğru yön kadarıyla cevâb verdik ve onu sana ‘İhyâu’l-Makbûr min Edilleti Cevâzi’l-Binâi ale’l-Kubûr’8 ismini verdiğimiz bu kitâbcıkta resmettik/yazdık. Yüce Allah’tan, insâfla süslenmiş, taassub ve haksızlık rezilliğinden kurtulmuş kimseleri bu eserden faydalandırmasını dileriz. Çünki şübhesiz ki O, kerîmdir, vehhâbdır.

 

[2]Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem Yemen ve Şam’a duâ ettiği zaman, Necid içün duâdan kaçınmış ve şöyle buyurmuştur: ‘Ey Allah’ım! Bizim içün Yemen’imizde bereketler ver. Ey Allah’ım bizim içün Şam’ımızda bereketler ver’ Bunun üzerine (Ashâb) Ya Resûlellah! Necid’imiz hakkında da (aynı duâyı yap) dediler.

O, duâyı Yemen ve Şam içün tekrâr yaptı, onlar da sözlerini tekrâr söylediler. Bunun üzerine ikinci yâhud üçüncü defa Necid’e neden

duâ etmediğinin sebebini açıklayarak şöyle buyurdu: ‘Oradadır sarsıntılar ve fitneler. Orada doğacaktır şeytânın boynuzu’ [Ahmed

(2/118), Buhârî (990), Tirmizî (3953), İbnu Hibbân (7301)]

İşte ‘Karniyyûn’/boynuza mensûb olan kimseler, bu hadîsde geleceği haber verilen şeytanın boynuzu Muhammed İbnu Abdi’l-

Vehhâb’ın izlerindenden gidenlerdir

[3]Ahmed (1/96), Müslim (969), Ebû Dâvud (3218), Tirmizî (1049).Nesâi (2031), Hâkim (1/524)

[4]Tirmizî (1052) Ebû Dâvud (3225 benzeri)

[5]Müslim (970/94), Nesâî (2027,2028)

[6]Ebû Dâvud (3220) Aynî, şöyle dedi: Hadîsi aynı zamanda Hâkim el-Müstedrek’de rivâyet etmiş ve isnâdının sahîh olduğunu söylemiştir. (Şerhu Süneni Ebî Dâvûd: 6/177)

[7]Ebû Dâvud, el-Merâsîl (421), Müessesetü’r-Risâle,1408

[8]Kabirlerin üzerine cami yapmanın câiz olduğuna dair olan gömülmüş delîllerin canlandırması

 

KAYNAK: Abmed Sıddîk el-Ğumârî, İhyâu’l-Makbûr min Edilleti Cevâzi’l- Binâi ale’l-Kubûr.

Categories: Türbe yapmak | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kabir ziyareti için yola çıkmak( el-Firuzzabadi)

“Kamus” kitabının sahibi İmam Mecidüddin bin Yakub el-Firuzzabadi
O, “Es-Sılatü ve’l-Beşer” adlı eserinde şöyle söylemektedir:

“Kabri yanında iken Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e mutlaka salât getirmelidir. Ona selam verme ayrıcalığına ve şerefine nail olmak için yola çıkmak müstehaptır.

Kadı İbni Kecc –Kadı Yusuf bin Ahmed bin Kecc- Rafii’den naklen der ki: “Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret etme

k için birisi nezrederse (söz verirse), bu nezri yerine getirmesi gereklidir. Başka seçeneği yoktur. Ama eğer başkasının kabrini ziyaret edeceğine nezrederse, bana göre burada iki seçeneğinde yolu açıktır. İster yapar ister yapmaz. Nezredilen ibadetlerin yapılması gerektiği bilinmektedir.”

Mezheb imamlarımızdan Ebû Amr bin Salah, Ebû Zekeriya en-Nevevi ve Rafii, hac amellerinin son kısmında, Gazali “İhya” sında, el-Begavi “et-Tehzib”te, Şeyh İzzeddin bin Abdüsselam “Menasik”te Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret etmenin sünnet olduğunu söylerler. Allah hepsinden razı olsun.

Hanbelilerden Şeyh Muvaffakuddin, İmam Ebû’l-Ferec el-Bağdadi ve diğer bir çokları da aynı görüştedirler. Hanefilerden “Muhtar” sahibi, “Şerhü’l-Muhtar” adlı eserinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret etmenin en faziletli müstehaplardan olduğunu bildirmiştir.

Malikiler’e gelince; Kadı İyaz Malikilerin bu hususta icma ettiklerini bildirmektedir. Abdulhak es-Sekali “Tehzibü’l-Metalib” adlı eserinde Şeyh Ebû İmran el-Malik’den Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaretin vacip olduğunu nakletmiştir. Abdulhak: “Vacip, sünneti vacibe (gerekli) anlamındadır” diyerek bir açıklama da getirmiştir.

El-Abdi el-Maliki “Şerhu’r-Risale” adlı eserinde şöyle demektedir: “Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’i ziyaret için Medine’ye yürümek, Kâbe’ye ve Beyti Makdis’e yürümekten daha faziletlidir.”

Mezhep imamlarının birçoğu Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret için yola çıkmayı müstehap görmektedirler. Zira onlar, hac vazifelerinden sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kabrini ziyaret etmeyi müstehap görmektedirler. Yolculuk yapmak ta, kabri ziyaret edebilmek için zaruridir. Ziyaret etme fiilinin meşruluğuna delalet eden birçok delil vardır.
وَلَوْ أَنَّهُمْ إِذ ظَّلَمُواْ أَنفُسَهُمْ جَآؤُوكَ فَاسْتَغْفَرُواْ اللّهَ وَاسْتَغْفَرَ لَهُمُ الرَّسُولُ لَوَجَدُواْ اللّهَ تَوَّاباً رَّحِيماً
Onlar kendilerine yazık ettikleri zaman, sana gelip Allah’tan mağfiret dileseler ve peygamberler de onlara mağfiret dileseydi elbette Allah’ı Tevvâb ve Rahîm olarak bulacaklardı. (Nisa 64) ayeti kerimesi bunlardan biridir. Onun -sallallahu aleyhi ve sellem- şu anda hayatta olduğunda ve ümmetinin amellerinin kendisine arz edildiğinde şüphe yoktur.”

[ El-Firuzabadi, “es-Sılatü ve’l-Beşer” s: 122–3]

Categories: Kabir ziyareti | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

WordPress.com'da Blog Oluşturun.