Posts Tagged With: ya muhammed

İBNİ TEYMİYYE VE İSTİĞASE.( Ya Muhammed!!)

Değerli kardeşlerimiz,İbni Teymiyye ve bu günki vehhabi zihniyyeti arasindaki çelişkileri belgelemeye devam ediyoruz.Gördüğünüz gibi bu gün istigaseyi şirk sayanlar İbni Teymiyyenin verdiği bilgilerden hakikatde habersizdirler.Gördüğünüz sayfa İbni Teymiyyenin El-Kelim-el-Tayyib adli kitabinin 165 ci sayfasidir.Bu sayfada İbni Teymiyye diyor ki: Aynı şekilde Abdullah ibni Ömer’in da ayağı uyuşmuştu. Ona da birisi en çok sevdiğinin ismini anmasını söyledi. Abdullah ibni Ömer “Ya Muhammed!” diye nida etti ve ayağının uyuşukluğu hemen geçti…

Reklamlar
Categories: Istigase, Tevessül-Teberruk-Istiğase-Himmet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Ibn Ömer(ra) ve Tevessül


İBNİ ÖMER(R.A) ve YA Muhammed diyerek ayağının tutulmasının cozulmesi!

Değerli kardeşlerimiz,Vehhabi akidesine bir cevapta büyük sahabi İbni Ömerden(r.a) gelmektedir.Gördüğünüz resim İmam Buharinin(r.a) “El Edebül Müfret” adli kitabinin 207 ci sayfasidir.Bu sayfada 438 numarali şöyle bir hadis geçmekte:
“Ebu Nuaym Süfyandan,O,Ebu ishakdan o da Abdurrahman ibni Saidden nakletdi ki:Bir defasinda Ibni Ömerin ayaklari tutulmuşdu.Bir adam İbni Ömere en sevdiği insanin adini anmasini söyledi.İbni Ömerde(r.a) “Ya Muhammed(s.a.s)”dedi ve (bu an)ayaği açildi.

———-

Ebû Nüaym Fadl İbn-i Dükeyn (130-218 veya 219), Buhârî’nin Şeyhlerinin büyüklerinden, sağlam bir râvîdir.
[İbnü Hacer, Takrîbu’t-Tehzîb: 446]

Süfyân, ki Sevrî’dir (97-161) Hadîsde, Fıkıhda ve Zühdde Mü’minlerin emîri. Babasından ve Ebû İshâk eş-Şeybânî’den ve diğerlerinden rivâyet etti. Tanıtılmaya ihtiyâcı yoktur.

Ebû İshâk, Süleymân İbnü Ebî Süleymân eş-Şeybânî, Kûfe’li. Beşinci tabakadan. Süfyân O’ndan rivâyet eder. 129 veya 138 veya 139 veya 141 veya 142 senesinde öldü
[Mizzî, Tehzîbu’l-Kemâl: 33/30, Askalânî, Tehzîbu’t-Tehzîb: 172,173]

Abdurrahmân, İbn-i Ömer’in kölesi. Kûfeli, üçüncü tabakadan. Nesâî sağlam olduğunu söyledi
[ Takrîb:341]

İmâm Buhârî, O’ndan el-Edebu’l-Müfredde rivâyet getirmiştir, O, Mevlâsı İbn-i Ömer’den, Mansûr ve Ebû İshâk da O’ndan rivâyet etmiştir. İbn-i Hibbân O’nu sika/sağlam bulumuştur.
[Safiyyüddîn Ahmed İbnü Abdillâh el-Hazrecî el-Yemenî, Hulâsatü Tezhîbi Tehzîbi’l-Kemâl: 228]

İbnü Hacer’in, râvileri ayırdığı tabakalara ve şurada geçen diğer bilgilere dikkatle bakan hadîsin sika râvîlerce muttasıl/bitişik olarak rivâyet edildiğini görecektir. Bu râvîlerde tedlîs şâibesi de yoktur. O hâlde, Şu rivâyetin senedi için bir şey söylenemez; Sahîh olduğu açıkça ortadadır. Buna rağmen Tevessül delîli sadedinde bu rivâyetin neden bırakılıp da diğerlerinin tercîh edildiğini doğrusu merak etmekteyiz. Yalnız, el-Edebu’l-Müfred’i şerheden Fadlullah el-Ceylânî, burada yer alan Muhammed!.. şeklindeki lafzın İbnü’s-Sünnî’de (يا محمداه)/yâ Muhammedâhu biçiminde olduğunu, ama, (يا)/‘yâ’ nidâ harfi bulunsa bile, bunda istiğâse veya istiâne olmadığını söylerken iddiâsının sebebini açıklamıyor. Hadîsi ma’nâlandırmada nedense sâdece kendince aklî ve fizîkî îzâhlarla yetiniyor. Üstelik bir de, nidânın bazen işittirme irâdesi olmadan da yapılabileceğini ekliyor.
[Fadlüllâhi’s-Samed Şerhu’l-Edebi’l-Müfred: 2/429]

Hâlbuki, basit bir nahiv bilgisi olanlar, yâ Muhammedâhu’daki elif’in katiyetle İstiğâse Elifi olduğunu bilirler. Keşke bir bilebilseydim, hangi dil kâidesine göre bu İstiğâse elif’i değildir denilmektedir? Bilen söylesin. Üstelik, İmâm Buhârî’nin rivâyetinde Nidâ (يا)/Yâ’sı bulunmasa da ortada bir İstiğâsenin bulunduğuna zarar vermez. Çünki harf-i nidânın hazfedilmesi meşhûrdur. Şu dediğimiz hazif, sadedinde olduğumuz husûsda mücerred bir ihtimâl de değildir. Makâm o makâm olup başka bir i’râbı kaldırmaz. Nitekim İbnü Sünnî’nin lafzı burada hazf bulunduğunun karînesidir. Çünki hâdise aynıdır. Rivâyetler arasında uygunluk asıldır. Zıdlık ârizî olup isbâtı delîle muhtâcdır. Binâen aleyh, aralarında bir teâruz/çelişki yoktur. İki rivâyet birbirini açıklamış olur, netîce aynı noktaya varır. Bir de istiâne veya istiğâseyi savunanlardan bu nidâlarda illâ da işittirmenin bulunacağını kim söylemişti ki?! Hiç kimse… Anlaşılıyor ki, yanlış bilgiler üzerine binâ edilen yanlış hükümlerle karşı karşıyayız.

Mühim olan husûslardan biri de, bu rivâyetlerin sıhhat derecesinden ziyâde, bunların İmâm Buhârî ve Hâfız İbnü’s-Sünnî tarafından İslâmî bir edeb olarak kabûl edilmesi ve kitâblarına alınması… Hattâ, İbnü Teymiyye gibi, yererken kantarın topuzunu kaçıran ifrât düşünceli bir kimse tarafından bile şirk görülmeyip güzel bulunması… Gündüz ve Gecede Yapılacak Ameller arasında sayılmasıdır…

Categories: Tevessül, Tevessül-Teberruk-Istiğase-Himmet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Ahmed b. Hanbel ve Tevessül

Ahmed b. Hanbel ve Tevessül

Ebu bekr el marvazi kendisinin Mensak ktabinda nakletdi ki,Imam Ahmed her ibadet etdiğinde peygamberle tevessul ederek şu sözleri söylerdi:Ey Allahim ben sana senin peygamberinle,Rahmet peygamberin Muhammedle(s.a.s) dönüyorum.Ben tüm ihtiyaclarim için sana dönüyorum ya Rab!Bu hadis hanbeli mezhebinin kitaplarinda edeb ve dua başliği ile fikhi konusu gibi kayd edilmiştir.[1]

İbn Teymiyye kendisini kaide fil tevessul vel vesile kitabinin 98 ve 155-ci sayfalarinda bu konuya mensak el mervazi imam ahmed ve bir grup selef diyerek değinir ve redd ala ahnai sayfa 168 bu duayi tam yerlestirmis ve buna benzer tirmizide gecen kör adamin ya Muhammedle baslayan duasinada yer vermistir.

[1]Ibn Muflih.’s Furū‘ (1:595=2:204); al-Mardawī’s Insāf (2:456); Ibn ‘Aqīl’s Tadhkira; al-Buhūtī, Kashshāf al-Qinā‘ (2:68); Shams al-Dīn ibn Muflih, al-Furū‘ (2:159); al-Hajjāwī, al-Iqnā‘ (1:208)

Categories: Tevessül, Tevessül-Teberruk-Istiğase-Himmet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Vehhabilerin itirafi ve bu itirafla akidelerine vurduklari darbe!!

Değerli kardeşlerimiz,Vehhabilerin akidelerinin yanlişliğini sahih kaynaklar işiğinda belgelemeye devam ediyoruz.Kendilerinin sihhatini kabul etmek zorunda kaldiklari hadisin kendi akidelerine nasil darbe vurduğuna kendiniz şahit olacaksiniz.

:وعن أبي هريرة قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول

.”والذي نفس أبي القاسم بيده، لينزلن عيسى بن مريم إماما مقسطا وحكما عدلا، فليكسرن الصليب، ويقتلن الخنزير، وليصلحن ذات البين، وليذهبن الشحناء وليعرضن المال فلا يقبله أحد، ثم لئن قام “على قبري فقال: يا محمد، لأجبته

Ebu Hüreyre rivayət ediyor ki:Peygamberden(s.a.s) böyle duydum: Ebül-Kasimin canı elinde olana and olsun, İsa ibn Meryem adaletli və bilgili haliffe olarak zühur edecek. O, haçı mahv edecek, domuzları öldürecek, fikir ayriliklarini(mezhepleri) ve tepkileri aradan kaldıracak. Ona para teklif edilecek, ama o kabul etməyecek. Sonra İsa (a.s) benim mezarımın yanında dayanacak ve diyecek: “YA MUHAMMED!” ben de ona cevap vereceğim.

(Müsned Ebu Yala, c.11, s.462, №6584)

İbni Hacer El Heysemi diyor ki:
.قلت: هو في الصحيح باختصار

.رواه أبو يعلى ورجاله رجال الصحيح

(Bu hadisi) Ebu Yalə rivayət etmişdir, ricalları Sahihin ricallarıdır.

(Hafiz Heysemi, Mecmeuz-Zevaid, c.8, s.144 (387), №13813)

Bu kitabdakı rivayetlərin senedlerini tahkik eden vehhabi mühaddis Hüseyn Salim Esed senedinin SAHİH olduğunu kaydetmişdir.

Ayni zamanda, bu hadisi İbn Hacer el-Askalani kendisinin “Metalibul-Aliye” kitabında rivayət etmiş ve sihhati hakkinda sükut etmişdir.
(İbn Hacer el-Askalani, Metalibul-aliye, c.13, s.13, №4628)

Sad b. Nasir eş-Şezeri diyor ki:

Hadis sahihdir, ravileri sikadir

Digər bir Ehli-sünnet alimi ed-Diye el-Makdisi de kendisinin “Tuhfetul-Makdisiyye” kitabında bu hadisi nakletmişdir:
Və hədisden sonra diyor ki:
أخرجه أبو يعلى في مسنده (4/1552) بإسناد جيد.

Ebu Yala kendi “Müsned”inde rivayət etmişdir, senedi ceyyiddir (güclüdür).

(el-Makdisi, Tuhfetul-Makdisi, c.1, s.52)

Vehhabilerin Şeyhlerinden Albani hadisi kaydetdikdən sonra itiraf ederek yazıyor:

سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم : فذكره . قلت : و هذا إسناد جيد رجاله كلهم ثقات رجال الشيخين غير أبي صخر – و هو حميد ابن زياد الخراط – فمن رجال مسلم وحده

Hadisin senedi ceyyiddir (güclüdür), bütün ravileri sağlamdir, (ayni zamanda)sahiheynin (Buhari ve Müslimin) ravileridir. Ebu Sahr – o, Humeyd b. Ziyad el-Harraşidir, yalniz Müslimin ravisidir.

(Silsilet el-ehadis es-Sahiha, c. 6, s. 236)

ayni zamanda hadisin sahih olduğunu (Silsilet el-ehadis es-Sahiha, c. 6, s. 524 ) bildirmiştir

Şimdi sormak istiyoruz,Ey Vehhabiler İsa(a.s) size göre (haşa) Müşrikmi oldu?!!!!???

Categories: Tevessül, Tevessül-Teberruk-Istiğase-Himmet | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.