el-Vasıyye Tercümesinde Tehlikeli Bir Hata!!


İmam-ı a’zam Ebu Hanîfe’nin (rahimehullah) el-Vasıyye isimli eseri Mustafa Öz tarafından tercüme edilmiş ve “Ebu Hanife’nin 5 Eseri” adlı çalışmanın bir kısmı olarak 1981 yılında basılmış. Bu tercüme bir bilgisayar dosyası olarak web’de bulunabiliyor. Orada, “Ebu Hanife’nin Vasiyeti” başlığı altında, şu ifade göze çarpıyor:

“Allah’ın ihtiyacı olmaksızın Arş üzerine istiva ve istikrarı vardır. Muhtaç olmaksızın Arşı ve başkalarını muhafaza eder. Eğer Allah’ın ihtiyacı olsaydı, mahlûklar gibi âlemi icad ve tedbîre kadir olamazdı. Oturmak ve karar kılmaya muhtaç olsaydı, Arş’ın yaratılmasından önce Allah’ın nerede olduğu sorusu ortaya çıkardı. Yüce Allah bundan münezzehtir.” (Mustafa Öz tercümesi)

İlk cümlede, altını çizdiğim yerde tehlikeli bir hata mevcut. Zira, “istikrar etmek” yerleşmek ve mekân tutmak ma’nâsına gelir. Tercümenin doğrusu şöyledir:

“Allahü teâlâ, ihtiyaç ve istikrar olmaksızın Arş’a istiva etmiştir.”

Metnin Arapça aslı verdigimiz resimdedir.

Dr. Fuad Haddad ilgili kısmı İngilizce’ye şu şekilde tercüme etmiştir:

“…over the Throne without His having need for it and without settlement on it as He is the preserver of the Throne and other than the Throne.” (The Four Imams and Their Schools, Muslim Academic Trust, İspanya, 2003, s. 69) [“without settlement” = “istikrar/yerleşme olmaksızın”]

Dr. Ebubekir Sifil’in tercümesi:

“[İmam Ebû Hanîfe şöyle yazmıştır:] Allahü teâlâ, kendisi için bir ihtiyaç ve (Arş’ın üzerine) istikrar (yerleşme, mekân tutma) olmaksızın Arş’a istiva etmiştir. O, Arş’ı da diğer mahlukatı da korumaktadır. Eğer (Arş’a ve bir yerde yerleşip mekân tutmaya) muhtaç olsaydı, tıpkı mahluklar gibi alemi yoktan var etmeye ve idareye muktedir olamazdı. (Bir mekânda) oturmaya ve karar kılmaya muhtaç olsaydı, Arş’ı yaratmadan önce Allahü teâlâ nerede idi? Yüce Allah bundan münezzehtir.” (Milli Gazete, 8 Ocak 2006)

“İmam Ebu Hanîfe, mesela Arş’ı istiva meselesinde el-Vasıyye’de şöyle demiştir: Allahü teâlâ Arş’ı, ihtiyacı ve üzerine yerleşmesi/mekân tutması söz konusu olmaksızın istiva etmiştir. Burada Arapça metindeki bir baskı hatasının yol açtığı çeviri yanlışlığı, özellikle Arapça bilmeyen gençleri tehlikeli yollara sevk etmiştir. Çağdaş Dünyada İslamî Duruş’ta bu noktaya dikkat çekmiştim.” (Milli Gazete, 7 Şubat 2009)

Categories: Istiva/Itikat, Istiva/tevil | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Yazı dolaşımı

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: