Cariye hadisi itikad bahsinde geçmemektedir!

Her zaman vehhabilerin ortaya attıları ve bozuk itikatlarının temelini oluşturan, onları ehli sünnet dairesinden çıkaran ”istiva” meselesi hakkında birkaç nakli ve akli deliller;
Müşkile Cariye hadisinde gerçekleşiyor: tabi bu hadis i şerifi itikad meselesi olarak gören vehhabiler neden o hadis i şerifin itikad bahsinde değil de ”tesmit ul atıs (hapşıran kişiye denilmesi gereken ‘yerhemuke ALLAH’)” bölümünde zikredildiğini düşünmezler?

وإليكم ما يقول السندي في حاشيته على شرح الحافظ جلال الدين السيوطي على سنن النسائي، في هذا الكتاب الذي هو المجلد الثاني الجزء الثالث من طبعة دار إحياء التراث العربي في الصحيفة ثمانية عشرة يقول الإمام السندي:
قول النبي عليه الصلاة والسلام “أين الله” قيل معناه – في أي جهة يتوجه المتوجهون إلى الله تعالى-.
وقولها في السماء أي في جهة السماء يتوجهون. والمطلوب معرفة أن تعترف بوجوده لا إثبات الجهة لله تعالى.

Size es Sindi’nin, Hafız Celaleddin es Suyuti’nin Suneni Nesai’ye yaptığı şerhin üzerine olan haşiyesini sunuyoruz.(2. Cild, 3. Cüz, Dar ul İhya i Turas il Arabi baskısı, sayfa 18)
İmam es Sindi diyor ki: Peygamber Efendimizin sav: ”ALLAH NEREDEDİR” sözünden maksad ”ALLAH’a yönelenler hangi cihete yönelirler”dir denildi.
Cariyenin ”gökte” sözü ”göğe doğru yönelirler” manasındadır. Cariyeye bu sorunun sorulmasından maksat Allah u Teala’nın varlığını itiraf etmesini öğrenmektir, ALLAH U TEALA’ya bir yön bir cihet sabit kılmak değildir.

سنن النسائي بشرح الحافظ جلال الدين السيوطي/المجلد الثاني/دار إحياء التراث العربي/ بيروت/ لبنان/ الخزء الثالث/ صحيفة:18
الإمام السيوطي يشرح حديث الجارية يقول: فقال لها رسول الله صلى الله عليه وسلم “أين الله” قالت: “في السماء” قال النووي: هذا من أحاديث الصفات وفيه مذهبان:
أحدهما: الإمان من غير خوض في معناه مع اعتقاد أن الله تعالى ليس كمثله شئ وتنزيهه عن سمات المخلوقين
والثاني: تأويله بما يليق به، فمن قال بهذا قال: كان المراد بهذا امتحانها ‘هل هي موحدة تقر بأن الخالق المدبر الفعال هو الله وحده’ وهو الذي إذا دعاه الداعي استقبل السماء كما إذا صلى له المصلي استقبل الكعبة؛ وليس ذلك لأنه منحصر في السماء كما أنه ليس منحصرا في جهة الكعبة بل ذلك لأن السماء قبلة الداعين كما أن الكعبة قبلة المصلين.
Hafız Celaleddin es Suyuti’nin Nesaî şerhi/ 2.cild/ İhya u Turas el Arabi baskısı/ Beyrut/ Lübnan/ 3. Cüz/ sayfa 18
İmam es Suyuti Cariye hadisini açıklıyor, diyor ki: Resulullah sav ona ”Allah nerede” diye sordu. O da ”semada” diye cevap verdi. İmam ı nevevi der: bu sıfat hadislerindendir ve bu hadis i şerifte iki görüş vardır:
1. görüş: manasına dalmadan (Allah u tealaya ‘O’nun benzeri hiçbir şey yok tur” ve yaratılmışların özelliklerinden tenzih ederek) inanmaktır.
2.görüş: Layık olduğu gibi tevil etmektir. Tevil yapılır diyenler derler: ”bu sorunun sorulmasından murad cariyeyi ‘tevhid ehli olup, alemleri yaratan ve idare edenin Allah u Teala olduğunu ikrar edecek midir? diye imtihan etmektir”
O Allah ki; kendisine namaz kılınacağı zaman Kıble’ye yöneldikleri gibi, kendisine dua edileceği zaman da Sema’ya yöneldikleridir. Bu soru Allah u tealanın Kabe yönünde sınırlı olmadığı gibi semaya munhasir (sınırlı) oluğu için de değildir! Bilakis bu soru Kabe; namaz kılanların kıblesi (yönelgesi) olduğu gibi Sema da dua edenlerin kıblesidir (yönelgesidir).

Bu alimlerin cariye hadisi için yaptıkları açıklamadır! İmam es Suyuti ve İmam ı Nevevi Allah u Teala ikisine rahmet eylesin

Reklamlar
Categories: Istiva/Itikat, Istiva/tevil | Etiketler: , , , ,

Yazı dolaşımı

Yorumlar kapatıldı.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: